Yazıklar Olsun!

Yazıklar olsun! Diyecek aslında tek söz bu.. Birkaç dakikanızı rica ediyorum.. Bakınız bu fotoğrafları, 10. Milli Egemenlik Sempozyumu adlı kitabın 64/78. sayfalarından aldım.. Farklı yazarların olduğu dopdolu bir kitap! Kurtuluş Savaşı boyunca yunan askerinin yaptığı katliamları anlatan kitaplardan yalnızca 1 tanesi.. Sadece 4 fotoğraf var karşınızda, Uşak’ta yunanlar tarafından katledilmiş köylülerimiz ve yunanlar kaçarken yaktıkları Uşak’ın fotoğrafı var! Şahsen ben, Yunan arşivlerinden Anadolu’da çekilmiş 149 fotoğraf edindim ama böyle fotoğrafları hiç görmemiştim! Katliama uğrayan, şehit edilen insanların hangi sülaleden olduğu, hangi mahallede oturduklarına kadar yazılmış.. Kimler yazıyor bunu? Bizim profesörlerimiz.. Bazıları bugün hayatta, bazıları rahmetli.. Ayrıca fotoğrafların kimlerden ve hangi kurumlardan elde edildiği de yazılı durumda.. Bütün bunlar sadece 1 kitapta bulunan bilgiler.. Daha bir sürü kaynak var..

Şimdi huzurlarınızda soruyoruz, bu nasıl iştir ki, Kurtuluş Savaşı boyunca katledilen binlerce insanın mahallesine, kapı numarasına, sülalesine kadar belliyken, bazı haysiyetsizler çıkıp bu ülkede Kurtuluş Savaşına tiyatro diyebiliyor? Bakınız sadece 4 fotoğraf görüyorsunuz.. Yunanlar tarafından kaçırılan askerlerimizin bile askerlik şubesi kayıtları bugün mevcut ve fotoğrafları da var.. Bunlar bizim ecdadımız değil midir? Şehit edilen bu köylüler bizim şehitlerimiz değil midir yahu!? Varlığımızı borçlu olduğumuz bu insanları anlatan o yazarlar nereye gittiler arkadaşlar? O profesörler, onların öğrencileri nereye gittiler? Nereye kayboldular? Keşke yunan gelseydi diyen şeref yoksunu sahte tarihçiler ortalıkta cirit atarken ki şehitlerimize küfürdür bu söz, Türk Milleti zehirlenirken, Kurtuluş Savaşına tiyatro denirken; tüm bu arşivlerin sahipleri nereye gittiler, meydanı neden boş bıraktılar? Bugün liseyi bitirmeyen bir çocuk, öfkesinden tarih sayfası açıyor, o vatan hainlerine dili döndüğünce cevap vermeye çalışıyorken, nerededir bu işin uzmanları???

Tecavüze, zulme uğrayan insanların anlatıklarını tek tek resmi kayıtlara geçirmiş o insanlar bugün neden bunları fesli soytarıların suratlarına vurmuyor? Cihan harbi dahil 8 yıl boyunca Türk Milletine her türlü illet yaşatılırken, o tarihçilerden 1 tanesi bile çıkıp da ”O sırada halife neredeydi, neden Osmanlı hükümeti yunan askerini misafir gibi gördü, neden işgal geçici dendi, neden millete, köylere kasabalara sahip çıkılmadı” diye sormuyor? Niye sormuyorlar? Siz neden sormuyorsunuz? Bizim ceddimiz değil bu insanlar? Yazıklar olsun!

Diğer kaynaklardan bazıları ise şöyle: Batı Anadolu’da yunan mezalimi, yunan illerinde zavallı esirlerimiz, Afyon’daki işgal günleri, Niyazi İplikçioğlu kitapları, yunan vahşet ve soykırım girişimi, Kurtuluş Savaşı günlüğü, İstiklal harbi hatıratı ve diğer Gnkur Bşk yayınları.. Dizilerde Türk-Yunan dostluğu anlatılırken, bu kitapları, bu kaynakları Türk Çocuklarına öğretin!

E. Özel