Topal Osman Ağa’nın Muhafız Alayı Komutanı Olması

Çerkez Ethem’in tehditlerine karşılık ilk önce Mustafa Kemal Paşa’nın korunması görevini gönüllü olarak Topal Osman ve adamları üstlendi.(1) Mustafa Kemal Paşa’nın güvenliği için muhafız ihtiyacı hissetmesi Çerkez Ethem’in Ankara’ya silahlı adamları ile gelip Mustafa Kemal’e şikâyetlerini bildirmek istemesiyle başladı. Çerkez Ethem’in başarıları her geçen gün arttıkça artık söz dinlemez bir hale gelmişti. Kafasına göre mahkeme kurmaya kalkarak Yozgat isyanından sorumlu tuttuğu Yozgat Valisi Yahya Galip’i yargılamaya kalktı. Mustafa Kemal Paşa, valinin Divan-ı Harp tarafından yargılanacağını söylemesi üzerine, ”Ankara’ya gelirsem Büyük Millet Meclisi Reisini meclisin önünde asacağım” tehdidinde bulunması, söz dinlemeyip başına buyruk hareketlere devam etmesi ayrıca kurulması planlanan düzenli orduya karşı çıkması bardağı iyice taşırdı. Bu işin böyle yürümeyeceğini anlayan Mustafa Kemal Paşa başka arayışlara yönelmek zorunda kaldı. İsmail Hakkı Bey komutasında düzenli ordu mensubu 3 çavuş ve 81 erden oluşan bir Muhafız Takımı’nı kurdurdu. Ancak bu yeterli değildi. Çerkez Ethem’in olası herhangi bir saldırısına karşı koyabilecek çapta gözü kara fedailere ihtiyacı vardı. Aradığı kişi çete savaşlarının uzmanı olan Havza’da görüşüp beğendiği Osman Ağa ve Giresun Uşakları olabilir miydi? 15. Kolordu Komutanı Kâzım Paşa’nın yakından tanıdığı Osman Ağa’ya, I. Dünya Savaşı’nda Teşkilat-ı Mahsusa’da ki başarılı hizmetlerini yakından bilen İsmet Bey de kefil olunca karar verildi. Osman Ağa ve Giresun Uşakları bundan böyle Mustafa Kemal Paşa’nın muhafızı olacaklardı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin korunması görevini de üstleneceklerdi.(2)

Mustafa Kemal Paşa’nın emri ile Osman Ağa’nın Giresun’daki nüfusunu öğrenmek üzere Samsun’da bulunan Albay Rasim Bey Giresun’a gönderildi. Kars’a bir tabur gönüllü asker gönderen Osman Ağa’nın acaba mahiyetinde daha ne kadar çete vardı ve gerçekten Osman Ağa bir kuvvete sahip miydi? Rasim Bey Giresun’a bu vazifelerle geldi. Rasim Bey’in araştırmaları ve tetkikleri sonucu Osman Ağa’nın bu işe uygun olduğu göründü.(3) Rasim Bey, Osman Ağa’yı Mustafa Kemal Paşa’nın muhafızları olmak için Ankara’ya gitmeye ikna etti. Osman Ağa hakkındaki istihbaratı onun Çerkez Ethem gibi olmayacağı izlenimi uyandırdı.(4)

Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Reisi Fevzi Paşa tarafından 21 Mayıs 1920’de Müdafaa-i Milliye Vekâletine, Giresun’da ki 47. Alay Komutanı Osman Ağa tarafından teşkil edilen tam mevcutlu taburun Ankara’ya gönderilmek üzere Samsun’a nakledileceği yazılmıştı. Bu taburun Samsun’a nakli ve Samsun’dan itibaren Çorum üzerinden Ankara’ya gönderilmesi için lazım olan hazırlıkların yapılması Müdafaa-i Milliye Vekâletine bildirildi. Ayrıca Müdafaa-i Milliye Vekâletine ve Şark Cephesi Komutanlığına bilgi verilmek için Kalem-i Mahsus Riyasetine de yazıldı.(5)

Osman Ağa bu görevi duyunca kabul etmek istedi ancak Giresun ne olacaktı. Giresun’daki Pontus Rum çeteleri onun yokluğunda rahat hareket edecekler miydi? Osman Ağa’nın Giresun ve civarı için ne kadar önemli olduğu, Erzurum’daki 15. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir’in 5 Temmuz 1920 tarihinde Genelkurmay Başkanı İsmet Bey’e çektiği şu şifreli telgraftan da anlaşılmaktaydı:

Topal Osman Ağa ve Müfrezesi İnebolu, Yarbaşı Merdivenlerinde

“Lazistan’dan emir buyrulan müfrezenin hemen yola çıkarılması için 3. Fırkaya emir verdim. Giresun’dan Osman Ağa’nın ayrılmasını muvafık bulmuyorum fakat tertip edeceği kuvvetin hemen yola çıkarılması uygundur. Kolordum mıntıkası harici olmakla beraber Trabzon Vilayeti dâhilinde olduğundan bu hususta icap eden yardımın icrası emrini de verdim. Topal Osman’ın ayrılmasındaki mahzuru şudur: Osman Ağa’nın nüfuzu Giresun ve havalisindeki Rumlara karşıydı. Oradan ayrıldıktan sonra Osman Ağa ancak gidecek müfrezelerin amiri olur. Giresun’da da Rumlar belki hâkimiyeti alırlar” diye yazmaktaydı.(6)

Osman Ağa’yı yakından tanıma fırsatı bulan Albay Rasim Bey 6 Ekim 1920 tarihinde Mustafa Kemal Paşa’ya bir telgraf gönderdi. Bu telgrafta; “Osman Ağa’nın büyük bir kanaatle Ankara Hükümeti’ne ve Mustafa Kemal Paşa’ya bağlı olduğunu” bildirmekteydi. Osman Ağa, yanında bulunan Giresun Askerlik Şubesi Başkanı Hüseyin Avni Bey ve Albay Rasim Bey ile birlikte Giresun’dan İnebolu’ya götürmek üzere 300 sandık cephane ve 100 muhafızla Samsun’a hareket etti ve 16 Ekim’de Samsun’a ulaştı.

Osman Ağa, Samsun’da iken Mustafa Kemal’den 21 Ekim 1920 tarihinde bir telgraf emri aldı . Mustafa Kemal’in telgrafında şöyle diyordu:

“Bazı hususlar hakkında fikir alışverişinde bulunmak, yüz yüze ve bizzat görüşmek üzere Cebelibereket (Osmaniye) Mebusu Rasim Bey Efendi ile birlikte Ankara’ya gelmenizi ve Samsun’dan hareket gününüzün bildirilmesini rica ederim.”(7)

Topal Osman Alayları Meclis’in önünden geçiş yapıyor

Osman Ağa 29 Ekim’de 10 kişilik Giresun gönüllülerinden oluşan müfrezesiyle birlikte motorla İnebolu’ya hareket etti. Kalan yolu yaya olarak takip eden Giresun Gönüllü Müfrezesi 12 Kasım günü Ankara’ya Mustafa Kemal Paşa’nın huzuruna vardı.(8) Osman Ağa ve yanındaki adamlarını Rasim Bey, Arif Bey ve bazı sivil memurlar karşıladı. Dinlenmeleri içinTaşhan Oteli’ne yerleştirildiler. İlk ziyaretçileri Recep Bey (Peker) idi. Akşam üzeri Mustafa Kemal Paşa’nın özel arabasıyla Başyaver Salih Bey geldi ve Osman Ağa’ya Mustafa Kemal Paşa’nın kendilerini beklediğini söyledi. Osman Ağa yanına oğlu İsmail Bey’i, Mustafa Kaptan’ı ve Kaymakam Zade Asım Bey’i alarak istasyondaki köşke gitti. Mustafa Kemal Paşa, konuklarını güler yüz ve samimi el sıkışlarıyla karşıladı. Akşam yemeğini birlikte yedikten sonra geç vakitlere kadar memleket meseleleri görüşüldü. Mustafa Kemal Paşa toplantıyı şu sözleriyle kapattı:

“Karadeniz Uşaklarını Çanakkale Cephesi’nde tanıdım. Ne kadar mert ve cesur olduklarını yakından bilirim. Bu memleketi hep beraber ve bir millet olarak kurtaracağız…”

Toplantıdan sonra Osman Ağa ve arkadaşları konuk edildikleri Taşhan Oteli’ne döndü.(8) 9 Kasım 1920’de yapılan görüşme sonunda 11 Kasım 1920’de Çankaya Köşkü’nde tekrar buluşulması kararlaştırıldı. (9) Kastamonu’da yayınlanmakta olan Açık Söz Gazetesi 11 Kasım 1920 tarihli nüshasında “Osman Ağa” başlığı altında “Giresun Belediye ve Müdafaa-i Hukuk Reisi Osman Ağa, yarın cuma günü mahiyetindeki efrat ile beraber Ankara’ya müteveccihen hareket edecektir” diye yazmıştı.(10) Osman Ağa ve yanındaki adamları sabahleyin Çankaya’da bekleniyorlardı. Başyaver Salih Bey, Osman Ağa ve maiyetini köşke getirdi. Mustafa Kemal Paşa, Giresun Gönüllüleri’ni yakından görmek ve tanımak istiyordu. Giresun Gönüllü Müfrezesi köşkün bahçesinde tepeden tırnağa tam teçhizat silahlı bir şekilde dolaşıyordu. Osman Ağa’nın emriyle tek sıra dizilerek teftiş durumu aldılar ve MustafaKemal Paşa onları tek tek süzdükten sonra hatırlarını sorup isimlerini aldı.(11)

Atatürk’ün Ankara’ya gelişinde, Giresunlu bir uşak hemen önde

11 Kasım 1920 akşamı Osman Ağa ve çete efradı ile Çankaya Köşkü’nde yapılan görüşmede Osman Ağa’nın uşaklarının Mustafa Kemal’in yakın koruması olması ve Giresun’dan daha sonra gönderilecek olan birliklerle bu sayının 200’e kadar çıkarılması kararlaştırıldı.(12, Bu görüşmeyi okumak için tıklayınız) Mustafa Kemal Paşa, 15 kişilik kafileden 10 kişinin muhafız olarak bırakılmasını istedi. Çankaya Köşkü’ndeki görüşmeden bir gün sonra Mustafa Kemal Paşa’nın koruyuculuğunu yapacak olan “Giresun Gönüllü Müfrezesi” kuruldu. 10 kişiden oluşan bir manga ilk koruma birliği çekirdek kadrosuolarak o akşam görevlendirildi.

Mustafa Kemal Paşa’yı korumakla görevliilk müfrezeyi oluşturan gönüllüler şu kişilerdi:

1. Hacı Hüseyin Mahallesi’nden Gümüşreisoğlu Mustafa Kaptan

2. Hacı Hüseyin Mahallesi’nden Ahmet Canoğlu Kırlak Hüseyin

3. Hacı Hüseyin Mahallesi’nden Tığlıoğlu Ömer

4. Kapu Kahve Mahallesi’nden Yoloğlu Hüseyin

5. Kayadibinden Aşıkoğlı Galip

6. Seldeğirmeni’ndenAlişıhoğlu Mehmet

7. Alınyoma Köyü’nden Yılancıoğlu Hasan

8. Akyoma Köyü’nden Osmanoğlu Ali

9. Akyoma Köyü’nden Osmanoğlu Sarı Mustafa

10. Keşap’tan Köseoğlu Hamit’ten (13) oluşan bir manga “İlk Koruma Birliği Çekirdek Kadrosu” olarak o akşam görevlendirildi.(14)

Çankaya’da yapılan görüşmede Ardahan’da 8. Alay bölük komutanıyken Halit Paşa’nın önerisi ile Refakat Subayı olarak atanan İsmail Hakkı Tekçe de vardı. Osman Ağa ile birlikte Mustafa Kemal’i ve Meclis’i artık birlikte koruyacaklardı. Aynı gün Osman Ağa, Mustafa Kemal’i korumakla görevlendirilen uşaklara gerekli emirleri verdi. Artık gözleri Mustafa Kemal’in üzerinde olacak onu bir gölge gibi takip edeceklerdi. Mustafa Kemal’in yanına kimse izinsiz olarak ve O’nun bilgisi haricinde yaklaştırılmayacak kim olursa olsun herkes göz hapsinde tutulacaktı.(15) Havza görüşmesinden itibaren kayıtsız şartsız Mustafa Kemal Paşa’nın emirleri doğrultusunda hareket eden Osman Ağa, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurulması ile birlikte aynı tutumunu korudu ve son nefesini verinceye kadar Mustafa Kemal Paşa’nın emirlerinden sapmadı.(16) Osman Ağa ile gönüllüleri Ankara’ya vardıkları zaman resmi adları artık “Giresun Gönüllü Müfrezesi” idi. O tarihten itibaren Osman Ağa, Mustafa Kemal Paşa’yı devamlı takip etmekte her yerde gerisinde gözlerini ondan ve etrafındakilerden ayırmadan durmaktaydı. 3 Aralık 1920’de Osman Ağa ile Giresunlu muhafızları Mustafa Kemal Paşa’nın gerisinde ilk seyahatlerini Bilecik’e yaptı. İstanbul’da bulunan Osmanlı Hükümeti ile Ankara’nın Büyük Millet Meclisi Hükümeti arasında bağlar tesisine çalışılıyordu. İşte Osman Ağa’nın Mustafa Kemal Paşa’nın gölgesi olarak yaptığı ilk Anadolu seyahati de bu oldu.(17)

Çerkez Ethem’in 17 Kasım 1920’de ve 27 Kasım 1920’de Mustafa Kemal Paşa’ya düzenlemiş olduğu iki suikast teşebbüsü de Giresunlu muhafızlar tarafından önlendi.(18) Mustafa Kemal Paşa’nın şehre giriş ve çıkışlarında arabasında bir ya da iki Giresun uşağı mutlaka bulunurdu. Çankaya’dan meclis binasına gidiş ve gelişlerinde yanında muhafız olarak Sütlaşoğlu Vahit ile Kayadipli Aşıkoğlu Hacı İlyas hazır bulunurdu.(19) Osman Ağa, Mustafa Kemal Paşa’nın muhafızlığı görevine verilen Giresun Gönüllüleri’nin görevlerini iyice belirledikten sonra Giresun’a dönmek üzere 23 Aralık 1920’de Ankara’dan ayrıldı. Bu defa İnebolu yolu ile değil Sungurlu, Çorum, Samsun güzergâhından gitti. Kalecik üzerinden Sungurlu’ya geldiğinde Mustafa Kemal’e “Ömrü boyunca emirlerine hazır olduğunu, Ankara’da kendisine gösterilen ilgi nedeniyle minnettar olduğunu” arz etti. Çorum üzerinden yolculuğuna devam eden Osman Ağa Merzifon, Havza, Kavak güzergâhını takip ederek Samsun’a geldi. Samsun’da bir gün dinlendikten ve çetesini kontrol ettikten sonra 31 Aralık 1920’de Giresun’a hareket etti.(20)

Mustafa Kemal Paşa, muhafızı olarak seçtiği 10 kişilik Giresun Gönüllü erlerinden sonra Osman Ağa’dan bu 10 kişiyi 100 kişi yapmasını istedi. Bunun üzerine Osman Ağa, Ankara’dan Giresun’a Hacı Vehbizade İmam Hasan Efendi’ye ve Kayadibi Köyü’nden Hocaoğlu Talip Ağa’ya telgraf çekerek seçkin delikanlılardan oluşan 100 kişi hazırlamalarını, Mustafa Kemal Paşa’nın maiyetine vereceğini bildirdi.(21) Osman Ağa, Ankara’dan Giresun’a gelir gelmez Mustafa Kemal Paşa’nın emrine Ankara’ya gitmek üzere 100 kişilik çeteyi yeni elbiseleri, abazıpkaları, silah ve mermileri de içinde hepsini Mustafa Kemal Paşa’nın maiyetine dâhil olması için hazırladı.(22) Osman Ağa, 20 Ocak 1921’de Mustafa Kemal Paşa’nın maiyetinde kullanılmak üzere gönderileceğini belirttiği askerlerin hazır olduğunu bildirdi. Askerlerin kış elbiseleri ve kaputlarının tamamlanması için İstanbul’dan kumaş sipariş ettiğini ve bir hafta içinde muhafızları göndereceğini ayrıca bildirdi.(23) 23 Ocak 1921’de Kars’ta bulunan taburun Giresun’a dönmesi ile Osman Ağa kalan muhafızları da hazırladı ve 100 kişilik ilk kafile için 5 Şubat 1920’de Giresun’da bir tören yapıldı. Törenden sonra Giresun Mutasarrıf Vekili Sadrettin İçişleri Bakanlığı’na, özel olarak dikkat ve özenle donatılarak hazırlanan Ankara’ya mürettep güzide 100 erin bugün saygılarını sunduğunuve yarın Ankara’ya doğru hareket edeceğini yazdı.(24)

Kocaeli Komutanı Albay Halit Bey’in 7 Şubat 1921’de TBMM Başkanlığı’na bu konuda yazdığı yazısında; maiyeti devletlerinizde muhafızlık görevini yapmak üzere 100 silahlı erin Ankara’ya hareket edeceği, Giresun’dan bildirildiği ve bu yolda yüksek emirlerinizin olup olmadığının bildirilmesini arz ederim yazılıydı.(25) TBMM Başkanı Mustafa Kemal Paşa’nın 8 Şubat 1921’de Albay Halit Bey’e yazdığı cevabında, Giresun Muhafaza-i Hukuk Cemiyeti ve Belediye Reisi Osman Ağa’nın Ankara’da bulunduğu zaman söz konusu 100 silahlı erin Giresun’dan Ankara’ya gönderilmesinin kararlaştırıldığı yazılmıştı.(26)

Birinci gruptan bir hafta sonrada ikinci 100 kişilik grup Emekli Jandarma Binbaşısı Şevket Bey komutasında Ankara’ya doğru yola çıkarıldı. Muhafız Alayı’nda görev alacak olan bu 100 kişilik ikinci grup ile birlikte Başbakanlık Özel Kalem Müdürü Hayati Bey, Mustafa Kemal Paşa’nın Başyaveri Salih Bey ikinci yaveri Muzaffer Bey (Kılıç), Gaziantep Kuvay-ı Milliye komutanlarından Kılıç Ali Bey, İsmail Hakkı Bey ve Faik Bey’e hediye edilmek üzere 6 takım abazıpka kıyafette gönderildi. İkinci 100 kişilik birlik, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin koruması için görevlendirilecekti. Bu birlik 13 Şubat 1921’de Giresun’dan motorla Samsun’a gönderildi ve oradan da 15 Şubat 1921’de Ankara’ya gitmek üzere hareket etti.(27)

Merkez ordusu komutanı Nurettin Bey tarafından Genelkurmay Başkanlığı’na 15 Şubat 1921’de Büyük Millet Meclisi’ne muhafız olarak Giresun’dan gidecek olan 100 seçme neferin 13-14 Şubat tarihlerinde motorla Samsun’a geldikleri ve istirahatlerinin sağlandıktan sonra 15 Şubat 1921’de Ankara’ya doğru hareket edecekleri bildirildi.(28) Mutasarrıf Cemal Bey tarafından İçişleri Başkanlığı’na 26-27 Şubat 1921’de yazılan belgede Binbaşı Şevket Bey’in idaresinde 2 gün önce Çorum’a gelen ve söz konusu binbaşının emir ve komutasına pekte itaatkâr olmayan 100 kişilik birlik buradan sağlanan taşıt araçlarına bindirilerek Çorum’dan Ankara’ya hareket ettikleri taşıt aracı tedariki konusunda kendi başlarına girişimlerde bulunmak istemişlerse de meydan verilmediği yazılıydı.(29)

Aralıksız gönderilen seçme muhafızlarla “Giresun Gönüllü Müfrezesi’nin” sayısı 150 piyade ile 40 süvariye çıkarılarak birlik üç takıma ayrıldı.(30)

Giresunlu muhafızların başına

-Bölük komutanı olarak milis teğmeni rütbesiyle Gümüş Reisoğlu Mustafa Kaptan,

-Birinci takım komutanlığına: Keşap Tepeköy’den Hotmanoğlu Ethem Çavuş,

-İkinci takım komutanlığına: Piraziz’den Oruçoğlu Aziz Çavuş(31)

-Üçüncü takım komutanlığına: Kapu Kahve Mahallesi’nden Gıcıroğlu Muharrem Çavuş getirildi.(32)

Giresun Gönüllü Müfrezesi’nin sayısı 150 piyade ve 40 süvariye çıkarıldıktan sonra sayıları arttırılan “Muhafız Birliği” “Giresun Gönüllü Laz Müfrezesi” adını aldı. Müfreze eratı milli giysiliydi. Böylece Osman Ağa Mustafa Kemal Paşa’nın emrine 200’den fazla muhafız vermişti.(33) Bu muhafızlar Mustafa Kemal Paşa’ya sadakatle hizmet etmekte birbirleriyle adeta yarışıyorlardı. Mustafa Kemal Paşa’da onları çok hoş tutardı ve bu müfreze eratı zaman zaman kendilerine haskıvrak oyunlarıyla Mustafa Kemal Paşa’yı eğlendirirdi.(34)

Tamamı Osman Ağa tarafından Gönüllü Giresun Uşaklarından oluşturulan ve “Giresun Gönüllü Laz Müfrezesi” adı verilen Muhafız Birliği’nin er sayısı Mustafa Kemal Paşa’nın isteği doğrultusunda zamanla 200 kişinin üzerine çıkarılınca, adı “Riyaset-i Celile Muhafız Bölüğü” olarak değiştirildi ve daha sonra bu ad “Muhafız Taburuna” dönüştürüldü. Muhafız Taburunda İsmail Hakkı Bey’in komutası altında düzenli ordu erlerinden kurulu 100 civarında askeri vardı. Bu erler istasyondaki binada kalırdı. Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte bu taburun sayısı arttırılarak tamamı düzenli orduya mensup erlerden kurulu “Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı” adını aldı.(35)

Gönüllü muhafızlık yapan Topal Osman ve adamları koruma görevini askeri bir disiplinle yürütmüyorlardı. Bu gönüllü birliklere ek olarak İsmail Hakkı Bey tarafından Muhafız Takımı kuruldu.(36) Muhafız Takımı’nın kurulmasından sonra Giresunlu Topal Osman Ağa ve adamları Mustafa Kemal Paşa’nın Çankaya’daki köşkünün korunması ile görevlendirildi. Bu köşkün koruması görevini 2 Nisan 1923’te vefat edene kadar Topal Osman Ağa ve Gönüllü Giresun Uşakları sürdürdü.(37)


NEŞE DEMİR

Kaynaklar: (1) A. ERDOĞAN, Abdülkerim – GÜNEL, Gökçe, İstiklal Savaşında Ankara, Ankara 2007 ,s. 246. (2) ÇİÇEK, Seyfullah,Kurtuluş Savaşı’nın Efsane Kahramanı Milis P. Yarbay Topal Osman (Osman Ağa), Arı Sanat Yayınları, İstanbul 2011, s. 81. (3) Mehmet Şakir Sarıbayraktaroğlu, Osman Ağa ve Giresun Uşakları Konuşuyor,İstanbul 1975, s. 124. (4) Ahmet Gürsoy, Atatürk’ün Muhafızı Osman Ağa (1883-1923), s. 12. (5) ATASE, A.1/4336, D.18, F.26 (6) Kâzım Karabekir, İstiklal Harbimiz, C. 2, İstanbul 2008, s. 783-784. (7) ALPASLAN, Teoman,Öncü Kuvvacı Gazi Milis Yarbay Topal Osman Ağa, Kamer Yayınları, İstanbul 2014 ,s. 273. (8) Ahmet Gürsoy, Atatürk’ün Muhafızı Osman Ağa (1883-1923), s. 12. (9) MENTEŞEOĞLU, Erden, Yakın Tarihimizde Osman Ağa ve Giresunlular, Yeşil Giresun Matbaası, Giresun 1996, s. 108. (10) Teoman Alpaslan, a.g.e.,s. 279.(11) COŞAR, Ömer Sami, Mustafa Kemal’in Muhafızı Osman Ağa (Topal Osman), Harman Yayınları, Ankara 1971,s. 50 (12) MENTEŞEOĞLU, Erden, Yakın Tarihimizde Osman Ağa ve Giresunlular, Yeşil Giresun Matbaası, Giresun 1996 (13) Ömer Sami Coşar, a.g.e.,s. 51 (14) Erden Menteşeoğlu, a.g.e.,s. 110. (15) Ömer Sami Coşar, a.g.e., s. 51. (16) Teoman Alpaslan, a.g.e.,s. 280-282. (17) Seyfullah Çiçek, a.g.e., s. 81. (18) Ömer Sami Coşar, a.g.e., s. 51 (19) Seyfullah Çiçek, a.g.e., s. 282. (20) Erden Menteşeoğlu, a.g.e.,s. 110. (21) Teoman Alpaslan, a.g.e.,s. 282. (22) TBMM Tutanak Dergisi, 21. Dönem, C. 46, Yasama yılı 3, 23. Birleşim, 30 Kasım 2000 Perşembe, s. 513; Mehmet Şakir Sarıbayraktaroğlu, a.g.e.,s. 136. (23) SARIBAYRAKTAROĞLU, Mehmet Şakir, Osman Ağa ve Giresun Uşakları Konuşuyor,İstanbul 1975, s. 139. (24) Teoman Alpaslan, a.g.e.,s. 282 (25) ATASE, A.111-15, D.16, F.22-16. (26) ATASE, A.111-15, D.16, F.22-15. (27) ATASE, A.111-15, D.16, F.22-14. (28) Teoman Alpaslan, a.g.e.,s. 282. (29) ATASE, A. 111-15, D.16, F.22-11. (30) ATASE, A. 111-15, D.16, F.22-10. (31) Erden Menteşeoğlu, a.g.e.,s. 114 (31) Erden Menteşeoğlu, Oruçoğlu AzizÇavuş’u Bulancaklı diye yazmıştır. Erden Menteşeoğlu, a.g.e.,, s. 114. (32) Teoman Alpaslan, a.g.e.,s. 292. (33) Erden Menteşeoğlu, a.g.e., s. 114. (34) BOZOK, Salih – BOZOK, Cemil S. Hep Atatürk’ün Yanında (Baba-Oğul Bozok’lardan Anılar),Çağdaş Yayınları, İstanbul 1994, s. 101. (35) Seyfullah Çiçek, a.g.e.,s. 114. (36) Abdülkerim Erdoğan – Gökçe Günel, İstiklal Savaşında Ankara, Ankara 2007, s. 189. (37) Abdülkerim Erdoğan – Gökçe Günel, a.g.e.,s. 246