Teoman Özalp Atatürk’ün Ordu Rütbelerinde İsimlerin Değiştirilmesini Anlatıyor

Teoman Özalp Atatürk’ün Ordu Rütbelerinde isimlerin Değiştirilmesini Anlatıyor. Ablam, nişan töreninden bir süre sonra 15 Mart 1934’te evlendi. Düğün töreni Ankara Türk Ocağı (Halkevi) binasında yapıldı. Törene Gazi Paşa da katıldı.

Neriman Sirer’in nişan töreninde. (Soldan sıra ile:Ömer İnönü, Erdal İnönü, Teoman Özalp, Türkan Apaydın, Suna Evcen)

Bu kere aynen nişan töreninde olduğu gibi, Gazi Paşa, söylediklerini bana yüksek sesle tekrar ettirerek davetlilere bir konuşma yaptı. Konuşmanın konusu ordu rütbelerindeki isimlerin değiştirilmesi idi. Gazi Paşa değişik konularda düşündüğü gelişmeleri, Çankaya’da sofrasında bulunan arkadaşlarına veya değişik toplantılarda bulunan davetlilere açıklar, onlardan gelecek tepkileri ölçer ve bir ölçüde duruma göre görüşlerini değerlendirirdi.

Gazi Paşa diyordu ki:

“Ordumuzun modernleştirilmesi programı içersinde ordu yöneticilerinin rütbe isimlerinin de uygar batı ülkelerince anlaşılabilir bir şekle getirilmesi lazımdır. Paşa deyimi Osmanlılardan kalma eskimiş bir deyimdir. Osmanlılar askerlere paşa rütbesini verdikleri gibi, zaman zaman sivillerede bu rütbeyi vermişlerdir. Paşa deyiminin anlamı bozulmuştur. Yeter ki bütün yabancı devlet ordularında, ülke hangi dili konuşursa konuşsun, paşa rütbesinin karşılığı “General” dir. Hangi ülkede olursanız olunuz general dendiğinde orduda bunun anlamı tektir. Bu nedenle biz de, ordumuzda general deyimi veya amiral deyimini kullanacağız. Bundan böyle paşalık kaldırılacaktır. Generalliğin değişik rütbeleri, bir anlam ifade edecek şekilde ön eklerle belirtilmelidir. Ordu kumandanları için Orgeneral, Kolordu Kumandanları için Korgeneral gibi. Bu düzen içersinde ordunun daha alt kademelerindeki rütbelerde de benzer değişiklikler yapılmalıdır. Binbaşı, yüzbaşı gibi deyimler bir mana ifade etmektedir. Ancak miralay, kaymakam, mülazım gibi Arapça rütbe isimleri Türkçeleştirilnelidir. Kaymakam rütbesi hem orduda vardır, hem de sivil idarede kullanılmaktadır. Ordu rütbelerinin tek ve öz olması esastır.”

 

Atatürk İstanbul’da Vilayet binasından çıkarken. Yanında Rusuhi Savaşçı, Kazım Özalp ve Salih Bozok

Bugün hatırlayabildiğim kadarıyla ve babamın notlarından aldığım bilgilerle, aynı olmasa da esası aynı olan, Gazi Paşa’nın bu sözlerini orada bulunanlara yüksek sesle tekrarladım. Gazi Paşa bir cümle söylüyor, tekrarlama bittikten sonra, diğer cümle ile devam ediyordu. Konuşma bittikten sonra büyük bir alkış oldu. Gazi Paşa bana yavaşça “Teoman, bu alkışlar sana mı, yoksa bana mı?” dedi. Ben kendisine çocukça ifademle “Ben bildiğim kadarıyla hep konuşan alkışlanır, ama siz olmasaydınız ben bunları söyleyemezdim” dedim. Gazi Paşa espriden ve yerinde cevaplardan hoşlanırdı. Güldü, beni okşadı, “Anlaşılıyor ki ikimiz de başarılıyız” dedi.

Gazi Paşa askeri rütbe isimlerinin değiştirilmesi konusundaki görüşlerini, daha sonra uzmanlara da incelettirdi. Sonuçta bu değişiklik 1934 yılı içersinde kanunlaştı. Türk Ocağı’ndaki konuşmanın ertesi günü Çankaya Köşkü’nden gönderilen pirinç başlı, maun ağaç saplı küçük bir çekiç hediye ile onurlandırıldım.

Teoman Özalp İran Şahı’nın Atatürk’ü Ziyaretini Anlatıyor

Teoman Özalp İran Şahı’nın Atatürk’ü Ziyaretini Anlatıyor

Bir cevap yazın