Reşit Galip’in “Türküm, Doğruyum, Çalışkanım” Andını Yazması

Okullarımızda bir zamanlar söylenen “Türküm, doğruyum, çalışkanım. Yasam: Küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. Ülküm: Yükselmek, ileri gitmektir. Varlığım Türk varlığına armağan olsun!” dizelerinden oluşan ‘And’ın yazarı Dr. Reşit Galip’tir. And’ın yazılış öyküsünü Afet İnan şöyle anlatır: 

“1933 yılının 23 Nisan Çocuk Bayramı idi. O, heyecanla Çankaya Köşkü’ne geldiği vakit, Atatürk’ün yanında bana bir kâğıt uzattı ve şunları anlatmaya başladı: ‘Sabahleyin ilk bayramlaşmayı kızlarımla yaptım. Onlara bir şeyler söylemek istediğim vakit, bir And meydana çıktı. İşte Cumhuriyetimizin 23 Nisan çocuklarına armağanı,’ dedi. ‘Türküm, doğruyum, çalışkanım, yasam küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. Ülküm yükselmek, ileri gitmektir. Varlığım Türk Varlığına armağan olsun.’ Bu sözler Türk çocukları tarafından o yıldan beri tekrarlanmaktadır. Vatansever Dr. Reşit Galip, evvela bir baba olarak bu hisleri duymuş, sonra da Milli Eğitim Bakanı olarak okul çocuklarına bu andı içirmişti.” (1)

23 Nisan 1933’te Çocuk Haftası açılma günü Dr. Reşit Galip’in yaptığı konuşma şöyledir: 

“Çocuklar! 

Güzel yüzlü, güzel özlü Türk yavruları! 

(…) Bilirsiniz, daha iyi bilirsiniz ki; her Türk çocuğu anasının, babasının olduğu kadar milletinindir, budunundur… 

Büyük Türk yarınının yapıcıları arasına girmek için şimdiden hazırlanın güzel çocuklar! Daima kulağınızda çınlasın ki, çalışkan olmayan Türk sayılamaz, ahlakı olmayan Türk olamaz!”(2)

Atatürk, Dr. Reşit Galip’i çok sever ve onu her yerde överdi. İş Bankası’nın Gazi Çiftliği’nde yapılan yıl dönümünde şöyle der: “Bu Reşit Galip hem doktordur, hem hukuk doktorudur, hem siyaset doktorudur, hem edebiyat doktorudur ve güzel arkadaştır!”

İstanbul’da Dolmabahçe Sarayı’nın balkonunda ise Dr. Reşit Galip için, “Ben bu doktoru çok severim. Reis mevkiinde olanların hissiyatını izhar etmesi doğru değildir. Fakat doktor için bu kaideye, riayete lüzum görmeyerek söylüyorum,” demiştir. 

Yine başka bir konuşmasında ‘Reşit Galip, yüksek evlat, kıymetli arkadaş’ demiştir.(3)


(1)Afet İnan, Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara 1959, s.204 

(2)Kazım Özalp, Teoman Özalp, Atatürk’ten Anılar, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 1992, İstanbul, s.48 

(3)Metin Özata, Atatürk ve Hekimler, s.720