Köşk 2. Katibi Zühtü Uray Atatürk’ü Anlatıyor (Video)

Ekranlarınızda gördüğünüz şahıs, 1929 yılında Atatürk’ün emrinde çalışmaya başlamış olan Köşk İkinci Katip’i Zühtü Uray. Sizden yalnızca bir dakikanızı ayırıp söylediklerini pür dikkat dinlemenizi istiyorum. Çünkü, son zamanlarda sıkça paylaşılan ve Atatürk’ün şoförü olduğunu söyleyen Seyfettin adlı zırdelinin aksine, Zühtü Uray o dönemden gerçek bir tanıktır. Atatürk’ün Trabzon gezisi sırasında tüm mal varlığını milletine bağışladığı o kutsal anda, yanında bulunmuştur. Kutsal diyorum çünkü tüm mal varlığını sevdiği milletine bırakmak ve ayrıca “o anlarda ağlamak” daha başka nasıl yorumlanabilir?

Zühtü Uray bunun dışında Atatürk’ün islam dini ile alakalı daha önce duyulmamış bir hizmetini aktarıyor. Öncelikle belirtmeden geçemeyeceğim. Din, kişinin vicdanı ile alâkalı bir konudur. Bireyseldir. Yani hiç kimse insanların inanç durumunu sorgulayamaz. Bu, sorgulayanın inandığı dinen de yasaktır. Bir kişiye dinsiz demek; Tanrı’ya ortak olmak demektir. Bu yüzden Atatürk’e yöneltilen din ile alakalı iftiralara cevap olarak, Atatürk’ün inancıyla(ki ben dahil kimseyi ilgilendirmez) değil; Türk toplumunun çoğunluğunun inandığı islam dinine olan hizmetleriyle cevap vermek en doğrusudur. Mesela, yine Köşk 2. Katibi Zühtü  bir zamanlar TRT ekranlarından Atatürk’ün bilinmeyen, duyulmamış bir hizmetini adeta haykırmış.

Düşünebiliyor musunuz, Atatürk camilerde secdeye baş konulan yerleri ayak basılan yerlerden ayırıp, temiz kalması için tertipler hazırlamış. İnanılır gibi değil. Bir insan her detayı nasıl düşünebilir?

Aman Tanrım. Duydukça, okudukça, öğrendikçe bir insan bu kadar mı büyür?

İnsan sormadan edemiyor. 1938’de ebediyete intikâlinden günümüze, gelmiş geçmiş onlarca din tüccarı siyasilerden; canlı yayınlarda gösteriş uğruna namaz kılanlardan hangisi Atatürk’ün İslâm dinine verdiği hizmetin milyonda birini vermiş olsun?

Onur Okur