Kâzım Özalp’in Atatürk Anıları, Rus Sefiri Karahan Olayı

İlişkilerimizin iyi olduğu veya gergin olduğu hangi dönemde olursa olsun Sovyet Rusya, Türkiye ile olan ilişkilerine daima önem vermiştir. Daha önceki yıllarda Ankara’da uzun yıllar sefir olarak bulunan “Suriç” Atatürk’ün ve devlet üst görevlerinde bulunanların sevgi ve güvenini kazanmış bir kimseydi. Daha sonra, Komünist Partisi’nin önde gelen kişilerinden biri olan Türk dostu “Karahan”ı sefir olarak yolladılar. Karahan Rusya’da iken Türkiye işlerine karşı daima samimi davranmış ve kolaylık göstermişti. Atatürk’ü çok sayardı ve ona hayrandı. Rusların milli bayramları nedeniyle bir gece Rus Sefareti’nde bulunuyorduk. Rusya’nın Cumhurbaşkanı “Kalinin”di. Ancak ülkeyi fiilen yöneten parti genel sekteri “Stalin”di. Rusya’nın Türkiye’ye yolladığı nezaket ve tebrik telgraf ve mesajlarında yazışmalar Kalinin imzası ile yapılıyor, Stalin’le hiçbir yazışma olmuyordu. Gerçekte usule göre bu şekil doğruydu ama bu kadar yetkili bir kimsenin resmen ortada görünmemesi Atatürk’ü rahatsız ediyordu. Atatürk, iyi Türkçe bilen sefaret müsteşarı Polyakof’a tercüme etmesini rica ederek, Karahan’a şunları söyledi: “Milli günlerde devlet reisiniz adını taşıyan zat ile karşılıklı tebrikleşiyoruz. Amma bugün fiilen Rusya’ya hakim olan ve devleti idare eden zat Stalin’dir. İlişkilerimiz kapalı olmamalıdır. Onunla da tebrikleşmeliyiz, böyle daha samimi olur.” 

Karahan cevap vermedi, bir sessizlik oldu. Daha sonra Atatürk samimi bir şekilde sefaretten ayrıldı.

Durum Stalin’e büyütülerek aksedilmiş. Stalin çok sinirlenmiş bir süre sonra Karahan, görevine son verilerek Moskova’ya çağırıldı. Atatürk duruma üzülmüştü, onun Rusya’da iyi muamele görmeyeceğini biliyordu. Kendisi vedaya geldiğinde, isterse hiç gitmeden Türkiye’de kalabileceğini, kendisine memleketimizde daima iyi muamele edileceğini söyledi. Karahan teşekkür etti, teklifi kabul etmedi ve Rusya’ya döndü. Dönünce çok kötü muamele gördüğü işitildi. Bir süre sonra ortadan kayboldu. Stalin tarafından fırına atılarak yakıldığı söylentileri bile duyuldu.


Kaynak:Atatürk’ten Anılar, Kazım Özalp – Teoman Özalp, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Mart 1998 ISBN: 975-458-042-2