Kâzım Özalp’in Atatürk Anıları, Recep Peker Olayı ve Valilerin Parti Başkanlığı

Recep Peker Halk Partisi genel sekreterlik görevini yapıyordu. Bir gece Çankaya’da sofrada, sık sık bulunanların dışında da daha kalabalık bir davetli topluluğu vardı. Recep Peker parti işleriyle ilgili bilgiler veriyordu. Edirne’deki parti faaliyetlerinden bahsederken, Atatürk “Oraya gittiğimde bir parti müfettişi vardı, şimdi ne görevdedir” diye sordu. Peker, “Başka bir vilayete müfettiş olarak gönderilmiştir” dedi. Atatürk, “O kimse müfettişlik yapabilecek kabiliyette değildir, başka vilayet de olsa yine müfettişliğe gitmiştir. Kimlerin ne işleri yapabileceklerini takdirde daha isabetli olmalısınız, bu bir eksikliktir” dedi. Sofrada her zamankinden farklı olarak bulunan kalabalık karşısında, söylenen bu sözler Peker’e çok tesir etti. ”Vazifemi iyi yapmak için canla başla çalışıyorum, bu muameleye layık değilim” diyerek sinirli bir şekilde sofradan kalktı ve odadan çıktı. Atatürk kalkmadan sofradan kalkmak ve odadan çıkmak, o güne kadar görülmüş bir olay değildi. Atatürk’ün sofrası dağılmadan ayrılma, izin almak şartıyla sadece birkaç kişiye tanınmıştı. İnönü ve Reşit Galip olaylarında bile, Atatürk kendisi kalkmış ve sofra dağılmıştı. Paşa bu duruma çok sinirlenmişti. Yanımda Saliha Ruşen Eşref Ünaydın Hanım oturuyordu. Olaydan çok şaşırmıştı, yavaşça bana “Şimdi ne olacak?” diye sordu “Bekleyelim, göreceğiz” dedim.

Atatürk, kağıt kalem getirtti ve Şükrü Kaya’ya “Söyleceklerimi yaz” dedi. “Vilayetlere ve Halk Partisi teşkilatına – Recep Peker, genel sekreterlikten çıkartılmıştır. Bu görev, İçişleri Bakanlığı görevi de üzerinde kalarak Şükrü Kaya’ya verilmiştir.” 

Vilayetlerde parti il başkanlıklarının bundan sonra valiler tarafından yürütülmesine karar verildi ve derhal uygulamaya geçildi. Bu uygulama uzun yıllar devam etti.


Kaynak:Atatürk’ten Anılar, Kazım Özalp – Teoman Özalp, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Mart 1998 ISBN: 975-458-042-2