Atatürk, İsmet İnönü, Celal Bayar, Fevzi Çakmak ve Afet İnan, Ege Manevraları'ndan ve Nazilli Basma Fabrikası'nın acilis töreninden dönüşte trende

Hasan Ali Yücel, Atatürk Le Parfait

Tarih, isminden sonra gelen bir sıfatla ancak birkaç şahsiyet kaydediyor. Alexandre le Grand, Richard Coeur de Lion, Soliman le Magnifique, Pierre le Grand… Bu isimler arasına bir yenisi daha geçti:

Atatürk le Parfait.

Bu tâbiri ilk defa kullanan Fransız muharririni tarihe ilk işareti vermiş bir hakikat dostu olarak hürmetle anarım.

Atatürk, cesarette gelmiş geçmiş hiçbir insanla kıyas edilmeyecek kadar kıymetli idi. Ona meşhur İngiliz kıralı Richard gibi aslan yürekli demek varlığımın ancak bir cephesini adlandırmak olurdu.

Ona büyük demek ise bir sıfat değil, ancak bir isim olabilirdi. O, mükemmel bir insandı. Fransızca’dan başka, bütün dünya milletleri, bu ismi kendi dillerine çevirerek kullanmalıdırlar:

Atatürk le Parfait.

Tarih, içten ve dıştan binlerce düşmanın ihanetine uğramış ve parça parça olmuş bir milleti yerden kaldırıp göklere yükselten bu yüce insanı yalnız ve yalnız mükemmellikle vasıflandırmalıdır. 

Atatürk İzmir Kız Lisesi’nde, hatıra defterine iltifatlarını yazarken. Hemen yanında Hasan Ali Yücel (1 Şubat 1931)
Muharebe meydanında en kahraman asker ve en iyi kumandan, salonda en kibar bir medeni adam, bütün memleketi mektep yaparak okutmak isterken en başarılı bir öğretmen, devlet başkanlığında en idareli ve uzak görüşlü bir şef, siyasî davalarda en şaşmaz sezişli bir diplomat, hususî münasebetlerinde en vefalı bir dost, millet ve memleket meselelerinde en ateşli vatanperver, ilim araştırmalarında en çalışkan bir mütetebbi; ne bileyim, her şeyde ve her şeyde daima en mükemmel yapmak isteyen adam. Ona ancak:, 
 
Atatürk le Parfait, denilebilirdi. 
 
Bunu biz: Kemal Atatürk, ismiyle ifade ediyoruz. Bu ismi anarken bu mânayı hiçbir zaman unutmayalım.
(Ulus, 16 Kasım 1938)
parfait: yetkin, mükemmel
vasıf: nitelik
mütetebbi: araştırıcı
kemal: yetkinlik

Bir cevap yazın