Erzurum Ve Sivas Kongreleri

Mustafa Kemal, Amasya Genelgesi ile 10 Temmuz 1919’da Erzurum’da bir kongrenin yapılacağını duyurmuştu. Bu hususta ilgililere, kongreye delege göndermeleri için öneri ve çağrı mektupları yollamıştı. İllerden delegelerin getirilmesi o günden başlayarak Mustafa Kemal’in Erzurum’a varışına kadar yani kongrenin toplanma günü olan 10 Temmuza kadar tamamlanacaktır. Ancak kongre günü olan 10 Temmuz yaklaştığı halde illerden gerekli delegeler seçilip gönderilemiyordu. O günlerin koşulları içinde, böyle bir amacın gerçekleştirilmesinin ne kadar güç olduğu, kolaylıkla anlaşılmaktadır. Oysa, bu kongrenin toplanmasını sağlamak artık çok önemli bir iş olmuştu. Bundan dolayı, sağlam bir takım tedbirler almak gerekiyordu. İllerin her birine açık bildiriler gönderilmekle birlikte bir yandan da şifreli tellerle valilere, komutanlara gereği gibi talimatlar verildi. Sonunda 13 günlük gecikme ile de olsa yeterince delege toplandı.

Mustafa Kemal, bu işlerle uğraşırken bir taraftan da Harbiye Nazırlığı ve Padişah’ın, İstanbul’a dönmesi için sürüp giden aldatıcı telgraflarına oyalayıcı cevaplar vererek zaman kazanıyordu. Harbiye Nazırlığı, “İstanbul’a gel.” diyordu. Padişah, “Önce hava değişimi al, Anadolu’da bir yerde otur, ama bir işe karışma.” diyordu. Daha sonra ikisi birlikte “muhakkak gelmelisin.” diye ısrar etmeye başladılar. En sonunda 8/9 Temmuz 1919 gecesi birdenbire her şey değişti. 8 Hazirandan başlayarak 8 Temmuza kadar bir ay devam eden oyun son buldu. İstanbul Hükümeti, Mustafa Kemal’in resmî görevine son vermiş oldu (bk.Belge:2).

O da 8/9 Temmuz gecesi saat 20:50’de Harbiye Nazırlığı’na (Milli Savunma Bakanlığı’na), arkasından saat 23:00’de Padişah’a görevi ile birlikte askerlik mesleğinden, de çekildiğini belirten teli çekmiştir. Durumu ordulara ve millete kendisi bildirdi. O günden sonra, resmi görev ve yetkilerinden arınmış olarak yalnız milletin sevgisine, cömertliğine, yiğitliğine güvenerek ve onun bitmez uyarıcı ve yaratıcı kaynağından aydınlanıp güçlenerek, vicdanının gösterdiği yolda görevini yapmaya devam edecektir.

Erzurum Kongresi, 23 Temmuz 1919’da gösterişsiz bir okul salonunda 57 delegenin katılımıyla gerçekleşmiştir. Kongre’yi, geçici başkan olarak Erzurum delegelerinden Hoca Raif Efendi açmıştır. İsim okunarak yapılan delege yoklamasından sonra başkanlık seçimine geçilmiştir. Yapılan oylamada Mustafa Kemal oy çokluğu ile başkan seçilmiştir. 

Kongre üyelerine gelişmeleri ve durumu anlattıktan sonra, milletin mukadderatında söz sahibi olabilecek ve sözünü yürütebilecek bir milli iradenin ancak Anadolu’dan doğabileceğinı belirtir.

Milli iradeye dayalı bir “Millet Meclisi” ile milli iradeden güç alacak bir hükümetin kurulmasının bu çalışmanın ilk hedefi olduğunu söyler.

Erzurum Kongresi’nin 14 gün süren çalışmaları sonunda alınan kararların, köklü ve geniş kapsamlı ilke kararları olduğunu görüyoruz.

Buna göre alınan kararlar şunlardı:

1- Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz. (Onun hiçbir parçası kendisinden ayrılamaz.)

2- Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı, Osmanlı Hükümeti’nin dağılması halinde millet hep birlikte direniş ve savunmaya geçecektir.

3- Vatanın ve istiklâlin korunmasına ve sağlanmasına merkezî hükümetin (İstanbul Hükümeti) gücü yetmediği takdirde, amacı gerçekleştirmek için geçici bir hükümet kurulacaktır. Bu hükümetin üyeleri millî kongre tarafından seçilecektir. Kongre toplanmamışsa bu seçimi Temsil Heyeti (Heyet-i Temsiliye) yapacaktır.

4- Kuva-yi Milliyeyi âmil (etken) ve millî iradeyi hâkim kılmak esastır.

5- Hristiyan unsurlara (azınlıklara) siyasî hâkimiyetimizi ve sosyal dengemizi bozucu haklar verilemez.

6- Manda ve himaye kabul olunamaz.

7- Millî Meclis’in derhal toplanması ve hükümet işlerinin Meclis denetiminde yürütülmesini sağlamak için çalışacaktır.

Resim:21- Sivil hayata geçişte Mustafa Kemal yaverleri Cevat Abbas Gürer ve Muzaffer Kılıç ile birlikte

Bu ilke ve kararları türlü şekillerde yorumlayanlar olmuş ise de temel nitelikleri hiç değişmeksizin uygulanmıştır. Olaylar bu şekilde gelişip neticelenirken, Sadrazam (Başbakan) Damat Ferit Paşa 23 Temmuz 1919’da ajanslara demeçler vererek, “Anadolu’da karışıklık çıktı. Anayasaya aykırı olarak Millet Meclisi adı altında toplantılar yapılıyor. Bu işlerin sivil ve askerî memurlarca yasak edilmesi gerekir. Bunlara karşı gerekli tedbirler alındı.” demekteydi.

Ağustos’un 7. günü kongre toplantısı kapanırken, Mustafa Kemal kongre üyelerine, “Çok önemli kararlar alındığını, bütün dünyaya milletimizin birlik ve beraberliğinin bir daha gösterildiğini belirtmiştir.” 

Erzurum Kongresi tüzük gereğince bir de Temsil Heyeti (Temsilciler Kurulu) seçmişti. Bu Temsil Heyeti’ne şu kişiler seçilmişti: 

Mustafa Kemal (eski Asker), Rauf (eski Bahriye Nazırı), Raif (eski Erzurum Milletvekili), İzzet (eski Trabzon Milletvekili), Servet (eski Trabzon Milletvekili), Şeyh Fevzi (Erzincan Nakşibendi Şeyhi), Bekir Sami (eski Beyrut Valisi), Sadullah (eski Bitlis Milletvekili), Hacı Musa (Mutki Aşireti Reisi). Başkanı Mustafa Kemal oldu. Temsil Kurulu bir yandan Sivas Kongresi’nin hazırlıklarını yapıyor; bir yandan da Kuva-yi Milliye hareketini destekliyordu.

Resim:22- Erzurum Kongresi’nde Mustafa Kemal ve Kongre üyeleri

Ağustos içinde her yerden bir takım delegelerin Sivas’a gönderildiklerini, hattâ kimilerinin de Sivas’a geldiklerinin anlaşılması üzerine, artık Erzurum’dan ayrılmak gerekiyordu. Sivas Kongresi, Doğu ve Batı illerinin, Trakya’nın, yani bütün yurdun birliğini sağlamak amacı güdüyordu. Onun için bu kongrede Doğu illerinin delegeleri de bulunması gerekiyordu. (Doğu illerini temsilen Raif Bey, Rauf Bey, Şeyh Fevzi Efendi, Bekir Sami Bey Temsil Heyeti Başkanı Mustafa Kemal)

Erzurum’dan 29 Ağustos 1919 günü çıkılır ve Sivas’a doğru hareket edilir. 2 Eylül günü Sivas’a varılır. Halkın sevgi dolu coşkulu ve parlak gösterileriyle Mustafa Kemal ve arkadaşları karşılanır. Gelen delegeler için her türlü hazırlık yapılmış ve yerleştirilmişlerdir. Temsil Kurulu’na Lise binası, kongre için de toplantı salonu düzenlenerek tedbirler alınmıştır. Sivas Kongresi 4 Eylül 1919 günü çalışmalarına başladı (bk.Resim: 23). 

Resim:23- Sivas Kongresi’ne katılanlarla, Temsil Heyeti’ne seçilen üyeler, Sivas Lise binası önünde

Kongre açıldığında önce başkanlık için sorun çıkmış ise de, Mustafa Kemal’in yaptığı bir konuşmadan sonra başkanlık seçimi için gizli oya başvuruldu. Üç üye dışında bütün oyları toplayan Mustafa Kemal Kongre Başkanı seçildi. Sivas Kongresi’nde Erzurum’da alınan kararlar olduğu gibi benimsenirken bazı değişiklikler yapıldı. Bu değişiklikler şunlardı: 

1- Önceleri adı “Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” olan derneğin adı “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” olmuştur.

2- “Temsil Kurulu Doğu Anadolu’nun bütününü temsil eder” sözü yerine “Temsil Kurulu, yurdun bütününü temsil eder” denilmiştir. 

Resim:24- Mustafa Kemal, Rauf Orbay’la Sivas Kongre binası önünde

Sivas Kongresi’nde en çok Amerikan mandası üzerinde durulmuştur. Kongre’ye gelenler ve vatanseverliklerinde şüphe olmayan bazı şahsiyetler “kendi başımıza olamayacağımız, hiç olmazsa Amerika’ya dayanmamız gerektiğini” ifade ediyorlardı. Kongre, bağımsızlığa aykırı düşecek hiçbir karara yanaşmadı ve 11 Eylül 1919’da sona erdi.

Sivas Kongresi, Erzurum Kongresi kararlarını genişleterek bütün ülkeyi kapsayan bir nitelik kazandırması bakımından, İnkılâp tarihimizde büyük öneme sahip bir kongredir. Üyelerinin, memleketin her yerinden olması sebebiyle Millî Mücadele’nin başlangıcında Türkiye’nin mukadderatını çizen, bütün milletin tek vücut halinde birlik olduğunu dünyaya ilân eden millî bir kongredir. 

Bunun içindir ki, tesirleri Erzurum Kongresi’nden daha geniş olmuş, kendisinden sonra gelişecek tüm olayları büyük ölçüde etkilemiştir. Zira Misak-ı Milli’de, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışında, Milli Mücadele’nin bütün aşamalarında, Mudanya’da, Lozan’da Sivas Kongresi kararlarının izleri görülür.

Sivas Kongresi’nden sonra Mustafa Kemal Paşa’nın amacı, en kısa zamanda Anadolu’da millet temsilcilerinden oluşan bir meclis toplamak ve bu meclisin kuracağı hükümet ile milli mücadeleyi bir merkezden yönetmek idi. Nitekim bu büyük işi gerçekleştirmek üzere Sivas Kongresi’nden sonra da Temsil Heyeti Başkanı olarak millî teşkilâtın kuvvetlenmesi yolunda bütün engelleri aşarak azimle çalıştı. Ve nihayet 23 Nisan 1920’de açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve onun Hükümeti’ne de başkan seçilerek Kurtuluş Savaşı’nın her bakımdan askerî, siyasî ve sosyal lideri oldu.

Belge:2- Mustafa Kemal Paşa’nın azledilerek, nişanlarının geri alınması için verilen karar
Belge:2’nin okunuşu ve anlamı