Atatürk Tunceli'de. 17 Kasım 1937

‘Dersim Katliamı’ Çığırtkanlarını Buraya Alalım. Atatürk Tunceli’de Çocukların Sağlığıyla İlgileniyor.

“Milleti ile alakalı oldu mu sitemi, her zaman olduğu gibi nazik, ama tokattan ağırdı…” der Şükrü Kaya Atatürk için.

Ne kadar doğru bir tanımlama. Şimdi aşağıdaki görüntüleri pür dikkat izleyiniz. Asırlardır halkı inim inim inleten Tunceli’deki eşkiyaların temizlenmesi sonrası, Atatürk’ü 17 Kasım 1937’de Singeç Köprüsü’nün açılışında görüyoruz. Daha sonra girişine ‘Hoş geldiniz Atamız’ yazılmış Pertek ilçesine giriş yapıyor.

Bakınız, sanki tek evladı olan bir babanın çocuğuna olan sonsuz şevkati, ilgisi ve dikkatiyle; kendisini karşılamaya sıralanmış tüm ilkokul çocuklarına şöyle bir göz atarken aniden duruyor.

Atatürk Tunceli’de. 17 Kasım 1937

Yavrucakların yüzlerindeki çıban izleri dikkatini çekiyor ve sebebini soruyor. Yanında bulunan İl Sağlık Müdürü bir çeşit sivrisineğin cildteki tahribi olduğu cevabını verince kaşlarını çatarak: “Ne demek bir nevi sivrisinek? Tahlili yapılmadı mı? Mücadele edilmedi mi?” diyor.

Yüzlerinde en ufak çıban izi olmayan Vali’ye, Kumandanlara ve öteki yerel hükümet erkanına baktıktan sonra, daha da sinirli bir şekilde seyahate iştirak etmiş Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı Dr. Hulusi Alataş’a dönüp: “Ankara’daki Enstitüde bu mahlukun tahlilini yaptırın ve burasını sıtma mücadele sahasına alın!…” diye emir veriyor..

Uzatmaya gerek yok. Bakan, yanında canlısı-cansızı bölgenin ünlü sivrisineklerinden bir koli ile o gün Ankara’ya dönüyor ve kısa sürede babaları Atatürk sayesinde Tunceli’li çocuklar sıhhatlerine kavuşuyorlar.

Atatürk Tunceli’de. 17 Kasım 1937
Atatürk Tunceli’de. 17 Kasım 1937
Dersim Harekatı öncesi bardağı taşıran son damla Singeç Köprüsü’nün yıkılması olmuştu. Genç Cumhuriyet’in halkına hizmet götürmesinden eşkıyalar rahatsızdı.
General Abdullah Alpdoğan Tunceli’de köylülerle konuşurken. Haziran 1937.

Onur Okur

(Atilla Oral’a paylaştığı değerli fotoğraflar için teşekkür ederim)