Çıktık Açık Alınla, Başta Bütün Dünyanın Saydığı Başkumandan; Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Eylül 1919’da Sivas’ta sivil kıyafetleriyle çekilen – fotoğrafın yüz ifadesinin hiç bozulmadan alınıp – üniformayla resmedilen; Mustafa Kemal Paşa portresinin Milli Mücadele sırasında basılmış güzel bir kartpostalı.

Eylül 1919’dan Eylül 1922’ye bir Mustafa Kemal Paşa portresi

Mustafa Kemal Paşa Temmuz 1919’da çok sevdiği askerlik mesleğinden istifa etti. İşbirlikçi İstanbul hükümeti Ağustos 1919’da Mustafa Kemal Paşa’yı ordudan ihraç etti, sahip olduğu tüm rütbe, madalya ve nişanlarının geri alındığını gazetelerde neşretti. Mustafa Kemal Paşa artık sivil kıyafetleriyle ve kendi tabiriyle; “Sine-i Millette Bir Ferd-i Mücahit” olarak mücadelesine devam etti.

Eylül 1919’da Sivas’ta sivil kıyafetleriyle çekilen Mustafa Kemal Paşa’nın fotoğrafına dikkatle bakılırsa, yüz ifadesinde büyük bir inanç, azim ve kararlılık açık biçimde görülür. Bu bakış; dosta güven, düşmana korku salan bir bakıştır.

Milli mücadeleyi destekleyen Türk gazeteleri Mustafa Kemal Paşa’nın askeri üniforma ve muharebe meydanlarında savaşarak kazandığı madalyalarının haksız biçimde alınmasını razı değildi.

Akşam gazetesi; Paşa’nın Eylül 1919’da Sivas’ta sivil kıyafetleriyle çekilen – fotoğrafın yüz ifadesinin hiç bozulmadan alınıp, güzel bir kalpak ile göğsünde madalyalar olan bir üniformayla güzel bir portre resmetti.

İşgal yıllarında meydana getirilen bu güzel portre; Milli Mücadele’nin en zor zamanlarında gazetelerde yayımlandı, poster ve kartpostalları basıldı. Düşman işgali altından ve esaretten kurtulmayı arzu eden Türkiye halkının özlem ve umudunun en büyük timsali oldu. Mustafa Kemal Paşa’nın portreleri Türk evlerin en güzel köşelerinde şerefle ve büyük bir gururla sergilendi.

13 Eylül 1922 tarihli Akşam gazetesinin birinci sayfasında yayımlanan Mustafa Kemal Paşa portresi Eylül 1919’da Sivas’ta çekilen fotoğraftan alındı. 13 Eylül 1922 tarihi; Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğindeki büyük mücadelenin zafere ulaştığı, yenilmez denen düşman ordularının perişan edilip denize döküldüğü ve İzmir’in işgalden kurtarıldığı 9 Eylül 1922’den sadece dört gün sonradır.