Bunlar Hep, Atatürk’e Gizli Hayranlığın Yansımaları

Mesele gayet basit aslında… Mustafa Kemal Paşa’nın kahramanlığını, Büyük Atatürk’ün dehasını, devlet adamlığını öyle bir kıskanmışlar ve içerlemişler ki onun, Türk milletinden çıkmış olmasını kabul edemiyorlar çünkü Türk milleti onların zihninde barbar bir kavim, Asyalı birer çapulcular olarak yer edinmiş. Bu yüzden istiyorlar ki bu büyük adam, Türklerden değil de başka milletten oluversin ki rahat rahat gurur duyabilsinler.

Velhasıl diyeceğim odur ki Büyük Atatürk’e ”Yahudi/İngiliz/Yunan” yakıştırması yapanların bilakis kendileri bu uyruğa bağlıdır ve yüzyıllar sonra Atatürk, kendilerinden biri gibi öğretilsin, anılsın, kabul edilsin isterler. Bugün Büyük Hun Türk’ü Attila’yı hatta Hun Türklerini bile Türk olarak kabul edememeleri gibi… Nitekim son araştırmalar, Attila’nın hiç de öyle barbar biri olmadığını, gayet iyimser bir lider olduğunu aktarıyor.

Atatürk ile ilgili, daha bugünden bu tarih devşirmesi başladı aslında. Kurtuluş Savaşı’na tiyatro diyorlar; Yunanların işine yaradı diyorlar. Adamların bakanları, Türklere yenildikleri için kurşuna dizilmiş, Yunan Kral devrilmiş, Yunanistan’da ihtilal olmuş, Anadolu’dan kavulmuşlar, Yunan tarihine Küçük Asya Felaketi olarak geçmiş fakat bugün birileri, Yunanların kazançlı olduğunu söylemeye gayret ediyor.

Diğer taraftan da İngilizlere yakıştıranlar var. İngilizlerle işbirliğinden tut da halifeliğe kadar sanırsın Britanya ordusunun başkomutanı anlatılıyor. Bunlar hep, Atatürk’e gizli hayranlığın yansımaları ve gelecek nesiller için yazılacak bir başka tarihin hesaplamasıdır. Çok zor değil tarihi bozmak, çarpıtmak. İşte bugün en güzel örneklerini sergiliyorlar… Kim bilir belki biraz da bu yüzden o büyük Türk; ”Ne mutlu Türküm diyene!” diye haykırmış, ”Doğuşumdaki tek fevkaladelik, Türk olarak dünyaya gelmemdir.” demişti. Fakat bunları tarihten silmek çok zor değil.