Bir Cumhuriyet Tanığı Öldü

Bu haber Can Dündar tarafından 22 Mart 2004’de Milliyet Gazetesi’nde yayımlanmıştır.


Türkiye, Cumhuriyetin son tanıklarından birini, Haldun Derini yitirdi geçen gün. Öldüğünde 92 yaşındaydı Derin. Ondan bize, anıları gerçek miras kaldı…

Atatürk’le İnönü’nün arasında 21 yaşında, gözlüklü bir adam vardır. İşte o adam, 92 yaşında öldü geçen gün… Haldun Derin, Çankaya Köşkünde 3 dönemin tanığıydı. 1933’te Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürlüğünde şifre kâtibi olarak göreve başlamış, sonra İnönü’nün ve bir süre Bayar’ın özel kalem müdürlüğünü yapmıştı. Kendisiyle geçen nisanda tanışmıştım. Yaşına rağmen ayaktaydı. Çekim için takım giyip kravat takmıştı. Anılarını ancak biz kitabından okuyunca hatırlıyor ve anlatıyordu. Oysa Tarih Vakfı’nın yayımladığı Çankaya Özel Kalemini Anımsarken”de (1995) o fotoğraftaki 10. yıl törenlerini ne de güzel anlatmıştı: Cumhuriyetin 10. yıl kutlamaları fotoğrafına dikkatle baktığınızda onu görürsünüz. Şimdi dillerden düşmeyen marş yeni bestelenmişti. Gazi, “Recep Beyin ilahisi” dediği 10. Yıl Marşını, yolda otomobilinden inip rastladıklarına söyletiyordu. Derin, koşu yerindeki tribünde hemen Atatürkün arkasından izlediği geçit törenini şöyle anlatmıştı:

İnönü ve Atatürk’ün ortasında, Haldun Derin en arkada.

“Okullar, izciler, askerlerden sonra halk geçti. (..) Aralarında tahta bacaklı eski savaşçılar vardı. (..) Gazi bu coşku karşısında artık yalnızca silindir şapka ile karşılık vermeyi yeterli bulmadı. Teşrifatı bir yana bırakmış, (eyi kendi telaffuzu ile aya dönüştürerek) Maraba, maraba diye sesini yükseltiyordu.”

Derin’in anıları Çankaya’da Atatürk’ün son 5 yılından notlarla süslü… Ata’nın sofrası, dil çalışmaları, yakın çevresi ve özel hayatından esprili, şaşırtıcı, ilginç anılar bunlar… Bir davette Fransız elçisinin kızını öpüp, sonra kendisiyle hesaplaşırcasına Rumeli şivesiyle “Üptük, yoktur çaremiz” demesi… Dolmabahçe’de ceylan gözlü Arap rakkaseyi yüzüne kondurduğu takdir öpücüğü ile kutlaması… Arnavutluk kralının kız kardeşlerinden biriyle evleneceği iddiası ortaya atılınca, bazı Amerikan kitabevlerinden Köşke evlilik ve seksle ilgili kitap reklamları gönderilmesi… vb. Oysa Gazi boşanmıştı ve – yine Derin’in anılarından öğreniyoruz ki – yeniden evlenmeye hiç niyetli değildi: Özel Kalemden dünya evine girenlere Gazi’nin biraz para yardımı yapması gelenekmiş. Bunlardan (Büyükelçi Üstün Dinçmenin babası) Suat Dinçmen’in 2. kez evlenmesi dolayısıyla Özel Kalem Müdürü durumu arz edip dilekte bulunmuş. Bunun üzerine Gazi şöyle demiş:

“Ben ikinci defa evlenen enayiye para vermem.”

10 Kasım’da Atatürk’ü başucunda saygı nöbeti tutarak uğurladıktan sonra İnönü ile çalışmaya başlamıştı Derin… Churchill’le Adana buluşmasının tanığıydı. 1950 seçimlerinden sonra İsmet Paşa Köşkü terk ederken siyah Cadillacta yanında Haldun Derin vardı. Paşa, “Vedalaşırken arkadaşlara bir şey söylemek istiyordum, olmadı” demişti. Söylemek istediği şuydu: “Bu neticeye hiçbirinizi inandıramadım; karımı bile…” Derin cevaben demişti ki: “İngiliz tarihçisi Toynbee Şarkta demokrasi olmaz diyordu. Şimdi hükmünü verecektir”. O bunları söylerken İnönü arkadan takip eden polis arabasına “uzaklaşın” işareti yapıyordu. Şeflik rejimi sarsıntısız el değiştirmişti. Aynı Toynbee daha sonra şöyle yazacaktı: “Çok partili rejime barışçıl geçiş bakımından Türkiye’nin dünyada bir eşi yoktur.”

Türkiye, Cumhuriyetin son tanıklarından birini yitirdi. Geriye kalan anıları, gerçek bir mirastır.

Haldun Derin’in ölüm haberi Hürriyet Gazetesi’nde.