Atatürk’ün Hayat Görüşü Ve Başarı Yolu

Hayat demek mücadele, uğraşı demektir. Hayatta başarı, mutlaka mücadelede başarı ile mümkündür. Bu da, manevi ve maddi bakımdan kuvvete, kudrete dayanır bir niteliktir. 1920 (Nutuk II, s. 434)

Yolunda, yalnız olmayacaksın; orada, aynı hedefi takip eden başkaları ile beraber yürüyeceksin. Bu hayat yarışında, diğerleri, kabiliyetleri itibariyle sizi geçebilirler. Bir başarı, elinizden kaçabilir. Bundan dolayı, onlara kızmayınız ve elinizden geleni yapmışsanız, kendi kendinize de kızmayınız. Asıl mühim olan başarı değil, gayrettir. İnsanın elinde olan ve onu memnun eden ancak gayrettir. 1930 (M.B. ve M.K. Atatürk’ün EI Yazıları, s. 78: 542)

Yüksek seviyede olan, kendi seviyesinden bilgi ve anlayışça aşağı olanı beğenmez. Fakat bu hal, aslında takdir ve teşvike layık görülmek lazım gelmez mi? Her yeni yetişen, kendinden eskisini beğenmeyecek kadar yükselirse, o zaman, ancak o zaman gelecek nesiller, birbirinden derece derece yüksek seviyede bir yüksek kuşak vücuda getirebilir ki, insanın ilerlemesinin gayeside budur. 1918 (M.Kemal Atatürk’ün Karlsbad Hatıraları, Afet inan. 1983, s. 51)

Allah dünya üzerinde yarattığı bu kadar nimetleri, bu kadar güzellikleri insanlar istifade etsin, varlık içinde yaşasın diye yaratmıştır ve azami derecede faydalanabilmek için de bütün yaratıklardan esirgediği zekayı, aklı insanlara vermiştir. 1923 (Atatürk’ün S.O.II, s. 108)

Hayatta daima ve çok ölçülü olmak lazımdır. (H.R.S.H., s. ıo)

Felaket başa gelmeden evvel, onu önleyecek ve ona karşı savunulacak gerekleri düşünmek lazımdır. Geldikten sonra dövünmenin faydası yoktur. 1920 (Nutuk II, s. 463)

Şu veya bu tarzda, bir takım kuş beyinli kimselere kendinizi beğendirmek hevesine düşmeyiniz, bunun hiçbir kıymeti ve ehemmiyeti yoktur. Eğer şunun, bunun güleryüz göstermesinden kuvvet almaya tenezzül ederseniz, halinizi bilmem, fakat geleceğiniz çürük olur. 1908 (Atatürk’ün S.D.V., 5. 1 12)

Büyüklük odur ki, hiç kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın, memleket için gerçek ülkü neyse onu görecek, o hedefe yürüyeceksin, Herkes senin aleyhinde bulunacaktır. Herkes seni yolundan çevirmeve çalışacaktır. Önüne sayılamayacak güçlükler yığacaklardır. Kendini büyük değil küçük, zayıf, vasıtasız, hiç telakki ederek, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak bu güçlükleri aşacaksın. Ondan sonra sana büyüksün derlerse, bunu diyenlere de güleceksin! 1908 (Atatürk’ün S.D.V., s.1 12)

Bir işi zamansız yapmak, o işi başarısızlığa uğratmak olur. Her şey sırasında ve zamanında yapılmalıdır. 1919 (E.ÖK Atatürk’le Beraber II, s. 235)

Herhangi bir zorluk önünde kaldığım zaman benim yaptığım iş şudur: Vaziyeti iyice belirlemek, sonra bu vaziyet karşısında alınacak tedbirin ne olduğuna karar vermek. Bu kararı bir kere verdikten sonra artık acaba yapayım mı, yapmayayım mı, diye tereddüt etmemek, tereddütsüz kararı uygulamak! Ve başaracağıma inanarak uygulamak! (G.D.D., s. 109)

Ben, bir işi nasıl başaracağımı düşünmem. O işe neler mani olur, diye düşünürüm. Engelleri kaldırdım mı iş kendi kendine yürür. (H.R.S.H , S.1O)

Verdiğiniz emrin yapılmasından emin olmak istiyorsanız ta en son gerçekleşme ucuna kadar kendiniz onun başında bulunmalısınız. (A.T. ve DKH. , s. 10)

Benim yaptığım işler, biri diğerine bağlı ve lüzumlu olan şeylerdir. Fakat, bana yaptıklarımdan değil, yapacaklarımdan bahsedin.(Atatürk H.H.B., s. 301)

Neticesiz uğraşmak, çalışma sayılmaz. Hiçbir şey yapmamak veyahut neticesiz, manasız şeyler yapmak, çalışma kanununa karşı büyük kabahattir.1930 (M.B ve M.K. Atatürk’ün EI Yazıları. s. 536)

Başarılarda gururu yenmek, felaketlerde ümitsizliğe karşı koymak lazımdır. 1930 (Atatürk H.H.B.,s. 90)

İnsanların hürmet ve saygılarının, itaatlerinin kendinden maddeten değil, manen yüksek olanlar hakkında belirmesi insan ruhunun gereklerindendir. 1914 (Mustafa Kemal. Z. ve K. ile Hasbihal, s. 9)