Atatürk’ü Diğer Liderlerden Ayıran En Önemli 5 Vasfı

Afet İnan’ın kızı Arı İnan, 1 Aralık 1975 yılında Tek Adam adlı muhteşem eserin yazarı Şevket Süreyya Aydemir’e sorar: 

Siz Atatürk’ü tanımış bir insan olarak bana çok kısa bir tanımlamasını yapar mısınız?

Aydemir, şöyle bir düşündükten sonra, kısa bir tanımlamadan ziyade Atatürk’ü Atatürk yapan beş vasfı sıralar:

Birincisi: ATATÜRK İLERİYİ GÖREN ADAMDIR. Çevresinde diğer unsurlar arasında asker ve sivil, en ileriyi gören odur. Ve bu en ileriden verdiği haberlerin hepsi doğru çıkmıştır.
İkincisi: OLAYLARI EN İYİ DEĞERLENDİREN ADAMDIR. Herkes olayları değerlendirir, ama Atatürk’ün olayları değerlendirişi gücünde ve aynı zamanda olaylarla doğru çıkan, gelişmelerle doğru çıkan değerlendirmeler, diğerleri tarafından yapılabilmiş değildir.
Üçüncü vasfı: Bence en mühim vasfıdır. O da Atatürk, YÖN TAYİN EDEN ADAMDIR. En ileriyi gören, olayları en iyi değerlendiren ve yön tayin eden adama LİDER derler. Lider vasıfları bunlardır. Çünkü lider ancak yön tayin eder. Atatürk ve çevresine baktığımız zaman hepsi kahramanlardır, hepsi değerli insanlardır, hepsi alın terleriyle, kanlarıyla, varlıklarıyla bu ülkenin kurtulması ve kalkınması için çaba harcamışlardır, ama en ileriyi gören daima Atatürk olmuştur. Olayları en iyi değerlendiren gene Atatürk ve yön tayin eden, yani lider vasfına haiz olan gene Atatürk. Ama diğer iki vasfı daha var.
Bu iki vasıftan biri de: Atatürk DONMUŞ BİR DOKTRİN ADAMI DEĞİLDİR, ama aksiyon adamıdır. Yani hazır doktrinlere kendini kaptırmamıştır.
Beşinci vasfı: MEŞRULUK TARAFTARIDIR ki, onun çağında böyle bir lider gelmemiştir. Yani Erzurum Kongresi’nden mi yetki alacak hay hay! Sivas Kongresi mi? Küçük bir kongre; olabilir. Ama yetkiyi oradan almıştır. Nihayet Büyük Millet Meclisi kurulmuş ama yetkilerini oradan almıştır. Ve hiçbir zaman bu yetkilerin üzerine çıkmamıştır.

Bu beş vasıf sorduğunuz suale eğer cevap oluyorsa, bence Atatürk’ün tarih içinde hüviyetini ve çağında da en çok etki yapan ve çağa tesiri olan değerlerini aksettirmektedir. 

Bir tek şey kalıyor. Atatürk kendi sözüyle aynı zamanda bir de DÜNYA VATANDAŞIDIR, yani bunu bir nutkunda biliyorsunuz ifade etmiştir. Hem vatandaşlarımızı hem de dünya vatandaşı olarak, dünyanın neresinde bir fenalık varsa, baskıyla, harple, mücadele ile değil, bunu tedavi ederek önünü almalıyız diyebilen adamdır ve çağındaki liderler arasında bu vasıflarda kimse yoktur. 


Kaynak: Tarihe Tanıklık Edenler, Arı İnan, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 1997 s. 289, 290