Atatürk Ölürken Cenaze Namazı Kılınmasını İstememiş Ve Kılınmamış İddiası

Atatürk ölürken cenaze namazı kılınmasını istememiş ve kılınmamış diyorlar.

İnsanlık olgunluğuna erişmişler için bunların hiçbir önemi yoktur. Demiş olsa da fark etmez, dememiş olsa da. O gene Atatürk’tür. İnsanlık olgunluğuna, Türklük bilincine erişmişler için bunlar ölçü değildir. Ölçü insanlığıdır, yurtseverliğidir, Türk ulusu için yaptıklarıdır.

Bakış açısının böyle olması gerektiğine inanmamıza rağmen, gene konuyu irdeleyelim, doğruları verelim.

Atatürk ölürken cenaze namazının kılınmamasını kime söylemiş; böyle bir sözünü duyan, aktaran kim; böyle bir kaynak var mı? Yok! Varsa ortaya koysunlar.

Atatürk son hastalığında odasında hemen hemen hiç yalnız bırakılmamış, gece gündüz başında beklenilmiş, hem de heyet halinde. Bu heyetten herhangi birisinin bu konuda, bırakalım doğrudan ifadesini, ima yollu dahi bir açıklaması, sözü olmuş mu? Yok. Varsa ortaya koysunlar.

Atatürk ölürken komadadır, hayattaki son iki gününü komada geçirir, yani kendinde değildir. Kendinde olmayan bir insan, böyle bir istekte nasıl bulunur? Bu büyük insan son iki gününde hiç kendine gelememiş ki böyle bir istekte bulunsun.

Cenaze namazının kılınmamış olduğu iddiasına gelince, yalandır, kılınmıştır.

Atatürk’ün cenaze namazı 19 Kasım 1938 Cumartesi sabahı saat 08.10’da, sarayın büyük salonunda (tören salonu) kılınmıştır. Cenaze namazını kıldıran, daha sonra İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi olan Ord. Prof. Şerafettin Yaltkaya’dır. Cenaze namazının tanıklarından birinin, o dönemde İstanbul’da Ordu Komutanı olan Orgeneral Fahrettin Altay’ın anlatımıyla konuyu bağlayalım: 

“Saray’da birkaç saf teşkil edilmiş, Vakıflar Müdürü Şerafettin Efendi imam olarak cenaze namazını kıldırmış, sonra tabut omuzlarda taşınarak top arabasına konulmuş, oradan Sirkeci’ye büyük merasimle ve uzun yol boyuna dökülen İstanbul halkının gözyaşları ile nakledilerek Yavuz zırhlısına emanet edilmiş ve İzmit’te trene bindirilmek suretiyle Ankara’ya getirilmişti.”


Kaynak:Altay, Org. Fahrettin; “10 Yıl Savaş ve Sonrası”, sayfa 502, İstanbul 1970

Atatürk’ün Özel Yaşamı, İsmet Görgülü