Teoman Özalp Apandisit Ameliyatını Ve Atatürk’ün İlgisini Anlatıyor

1932 yılı sonbaharında ilkokul üçüncü sınıfa gitmeye başlamıştım. Kasım ayında, bir iki gün süren karın ağrılarından sonra apandisit iltihabı teşhisi konuldu. Kısa zamanda ameliyat gerekiyordu. Babam, uygar bir kimse olarak doktorlara güveniyor, ancak evlat sevgisi ağır bastığından yakın arkadaşlarının desteğini arıyordu. Gazi Paşa’ya ve İsmet Paşa’ya danışmış, onlar da “Ameliyat gerekliyse yaptır” demişlerdi.

O günlerde apandisit ameliyatları bugünkü kadar basit değildi. Ameliyat sonrası, hiçbir sorun olmasa bile bir hafta hastanede yatmak gerekirdi. Ameliyatımın ertesi günü, Gazi Paşa beni hastanede ziyarete geldi. Yanında yaveri ve birkaç görevli vardı. Paşanın, çok sevdiği, benim de sevdiğim köpeği “Foks” da yanındaydı. Bir kurt köpeği olan Foks, daha sonraki yıllarda Atatürk’ü, başka bir köpeği severken gördüğü için kıskanarak ısırmıştı. Gereken testlerin yapılabilmesi için Foks öldürtüldü. Ancak, gövdesi doldurtularak Orman Çiftliği’ndeki hayvan müzesine kondu.

Atatürk’ün Teoman Özalp’e imzalayıp verdiği portresi

Gazi Paşa hastanede odamda bir süre kaldı. Beraberinde getirdiği hediyeyi bıraktı. Bu hediye, kendisine İtalyan Ansaldo Firması tarafından hediye edilmiş bir sahra topu modeliydi. Küçük nikelaj top modeli, bir mermer üzerine oturtulmuş olup, çok süslü bir kadife deri kutu içersinde bulunuyordu. Yıllarca titizlikle sakladığım bu sahra topu modelini, birkaç yıl önce oğlum Alp Özalp’a hediye ettim.

Gazi Paşa’nın beni hastanede ziyarete geldiği günün akşamı hastalandım, ateşim yükseldi. Doktorlar bunu ameliyat sonrası Gazi Paşa’yı görmüş olmanın doğurduğu heyecanlanmaya bağladılar. İyileştikten bir süre sonra bir gün, babamla Çankaya’ya köşke gittik. Gösterdiği ilgi nedeniyle Gazi Paşa’ya teşekkür ettik. Elini öptüm biraz kaldım, beni eve yolladılar, babam köşkte kaldı.

Bir Cevap Yazın