Hüsrev Gerede Atatürk ile birlikte Yalova'da, 1930

Nadir 11 Fotoğrafla Hüsrev Gerede’nin Hayatı

Hüsrev Gerede (1886-1962) yakın tarihimizin askeri, politik ve diplomatik alanlarında önemli görevler üstlenmiş, değerli hizmetler vermiş bir devlet adamıdır. 1905’te piyade teğmeni olarak başlayan ulusal görevini nice savaşlardan, kongrelerden, isyanlardan, politik çekişmelerden geçtikten sonra 1949’da diplomat olarak noktalamıştır.

Hüsrev Gerede aile büyükleri ile, 1896

Hüsrev Gerede’den söz edilince aklımıza Atatürk’le birlikte Samsun’a çıkan 18 kişiden biri oluşu, Kurtuluş Savaşı’ndaki üstün hizmetleri Ve Cumhuriyetimizin ilk yıllarındaki başarılı büyükelçilik görevi gelmektedir. Ölümüne dek Atatürk’ün yakınında bulunması, büyük kurtarıcımızın gerçek dostlarından biri oluşu, yeri geldiğinde düşündüklerini açıkça söyleyebilmesi ona ayrı bir saygınlık kazandırmıştır. 

Hüsrev Gerede’nin, Budapeşte Büyükelçiliği yılları, 1924-1926

Sözün kısası Gerede, gerek Kurtuluş Savaşı’mızda, gerekse Cumhuriyetimizin kuruluşu ve Atatürk Devrimlerinin yerleşip yaygınlaşmasında canla başla çalışmış çağdaş, yurtsever bir aydındır. Onu daha yakından tanıyabilmek için 76 yıllık yaşam serüvenine kısaca göz atmak gerekir. 

Hüsrev Gerede 1321 yılı mezunu Harbiyeli arkadaşları ile birlikte.

Hüsrev Gerede 1886’da Edirne’de doğdu. Çocukluğu babası Mehmed Ali Paşa’nın görev yaptığı yerlerde geçti. Erzurum’da başlayan okul yaşamını babasının orada ölümü üzerine ailece taşındıkları İstanbul’da sürdürdü. 1905’te Harp Okulu’nu 1908’de Harp Akademisi’ni bitirdi. On yıllık süre içerisinde çok önemli askeri görevlerde bulundu. Adana Ermeni olaylarının bastırılması, Balkan Savaşları, Atina Askeri Ataşeliği Birinci Dünya Savaşı’nda Kafkas Ordusu ve Genelkurmay karargâhındaki kurmaylık hizmetleri bunlar arasında sayılabilir. 

Hüsrev Gerede Erzurum Dokuzuncu Kolordu Karargahı’nda, 5 Nisan 1918

Hüsrev Gerede’yi 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi sırasında kurmay binbaşı rütbesiyle Erzurum’da, Kâzım Karabekir Paşa’nın kurmay başkanı olarak görüyoruz. Ancak sağlık sorunları nedeniyle izin alarak İstanbul’a gelmiş, bu gelişi ona yeni ufuklar açmış, yeni görevler yüklemiştir. 

Hüsrev Gerede, Trabzon Metropoliti’nin davetinde. Hrisantos, Rauf Orbay, Doktor Tevfik Sağlam ile, 1918

O günlerde Mustafa Kemal Paşa da İstanbul’dadır. Şişli’de oturduğu evde yeni atandığı Üçüncü Ordu Müfettişliği görevine gitme hazırlığı yapmakta, birlikte götüreceği subayların seçimiyle uğraşmaktadır. Kendisine Erzurum’dan izinli olarak İstanbul’a gelen Kurmay Binbaşı Hüsrev Bey’den de söz edilmiştir. O da Hüsrev Bey’i Şişli’deki evine çağırıp görüşmüş, birlikte çalışma önerisinde bulunmuştur. Bu öneriyi severek kabul eden Hüsrev Gerede, Mustafa Kemal Paşa’nın 18 kişilik grubu içerisinde yer alarak 16 Mayıs 1919’da onlarla birlikte, Bandırma Vapuruyla Samsun’a hareket etmiştir. Mustafa Kemal Paşa ile Hüsrev Gerede arasındaki dostluk ve yakın çalışma arkadaşlığı bu yolculukla başlamış, Paşa’nın ölümüne dek sürmüştür. 

Kurmay Binbaşı Hüsrev Gerede, Samsun, 1919

19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkış ve Samsun, Havza, Amasya, Sivas yoluyla Erzurum’a varış, Kâzım Karabekir Paşa ile yapılan görüşmeler; Erzurum, Sivas Kongrelerinin toplanması ve Ankara’ya yerleşilerek Kurtuluş Savaşı’nın başlatılması Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu hazırlayan bu tarihsel olaylarda, kuşkusuz ki Hüsrev Gerede ön sıralarda yaşamıştır. Son Osmanlı Meclis-i Mebusanına Trabzon milletvekili olarak giren Gerede, Meclisin İngilizler tarafından dağıtılmasından sonra Ankara’ya geçerek Büyük Millet Meclisine yine aynı görevle katılmıştır. Kurtuluş Savaşı’nın sürdüğü günlerde Atatürk, Hüsrev Gerede’yi cepheye göndermemiş, Ankara’da bırakarak BMM üyelerinin savaşla ilgili konularda bilgilendirilmesi görevini vermiştir. 

Ankara Kumandanlığı hatırası, 1 Eylül 1920

Büyük Millet Meclisinin açıldığı gün (23 Nisan 1920) Bolu ve yöresi müfettiş ve komutanlığına atanan Hüsrev Gerede ile arkadaşları Bolu Milletvekili Dr. Fuat Umay, İlyaszade Şükrü ve Rize Milletvekili Genç Osman, Gerede’de isyancılar tarafından tutuklanıp Düzce’ye götürülmüşlerdi. Hapisten kurtulup Ankara’ya döndükten sonra Hüsrev Gerede’ye milletvekilliğinin yanında bir de Ankara Komutanlığı görevi verilmişti. Bu arada Hakimiyet-i Milliye gazetesine yazılar yazarak Kurtuluş Savaşı’na karşı çıkanları eleştiriyor, kurulmakta olan çağdaş Türkiye’nin haberlerini veriyordu. 

Ankara, 1920

Sonunda beklediğimizi elde ederek düşmanı topraklarımızdan kovduk, ulusça özgürlüğümüze kavuştuk, Atatürk’ün önderliğinde Türkiye Cumhuriyeti’ni kurduk. Hüsrev Gerede, Cumhuriyetin ilk yıllarından emekli olduğu 1949’a dek yine önemli devlet görevleri aldı.

Yeni Türk alfabesi ile Atatürk’ün ‘Hüsrev Gerede’ el yazısı, 1928

Kısa sürelerle iki kez milletvekilliği yaptı, daha çok büyükelçi olarak ülkemizi dışarıda başarıyla temsil etti. Macaristan, Bulgaristan, İran, Japonya, Almanya ve Brezilya görev yaptığı ülkelerdir. Tokyo Büyükelçisi olduğu dönemde Ertuğrul Şehitleri Anıtını onarttırdı, Berlin’de de Almanlarla iyi ilişkiler kurarak İkinci Dünya Savaş’ında Nazilerin sınırlarımızdan içeri girmelerine büyük ölçüde Gerede engel oldu. 

Hüsrev Gerede Atatürk ile birlikte Yalova’da, 1930

Hüsrev Gerede, 22 Mart 1962’de hayata veda etmiştir.