Kemalizm Haini Aziz Nesin

Hayatını ATEİSTİK MARKSİZM’in YÜCELTİLMESİNE adayan, Türk milletine ağır hakaretler yağdıran Aziz Nesin adıyla tanınan şahsın asıl adı Mehmet Nusret’tir.

Annesi Ordu ilinin Perşembe ilçesinden yıllar önce evlatlık olarak ayrılmış olan Hanife, babası ise Giresun’un Şebinkarahisar ilçesinden Abdülaziz isimli bir şahıstır.

Babası aynı zamanda Atatürk karşıtı olup Türk İnkılabı’nın her şeyine karşı, oğlunu derviş, hoca ve sarıklı hafız yapmayı umut eden bir dergâh mensubudur.

Türk kültür dairesinin tamamen dışında ETNİKÇİ bir yapıda olan Mehmet Nusret’in (Aziz Nesin) Atatürk’e bakışı da son derece çarpıktır. Atatürk soyadını alması yanlıştı, imzasını bir Ermeni’den taklit etmiştir, gibi ZIRVALARI kendisinin bizzat ifade ettiği üzere “Ben Marksist’im.” sözüyle yerli yerine oturmakta ve Kemalizm haini olduğunu da bir kez daha tescillemektedir.

Mehmet Nusret (Aziz Nesin) Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi ile de 4 Aralık 1945’te Tan gazetesindeki yazısıyla şöyle dalga geçmiştir:

“Ey Türk faşisti! Birinci vazifen, Türk matbaalarını yıkmak, makineleri ısırmak, demirleri dişleyip duvarlara asmaktır. Mevcudiyetinin yegane temeli gazeteleri çamurlara serip üzerinde ağzın köpürünceye kadar tepinmektir. Bu temel, partinin hazinesidir. Meydanlarda kitaplarını yaktığın namuslu insanlar bütün dünyada eşi emsali görülmemiş şekilde işkenceye tabi tutulabilirler. Bütün malları, mülkleri zapt edilmiş, matbaaları yakılmış, gazeteleri kapatılmış, evleri tarumar edilmiş, çoluk çocuğu dağıtılmış, haneleri işgal, kendileri perişan edilmiş olabilir. Ey faşist yumurcakları, işte bu ahval ve şerait içinde dahi bütün bu yapılanları kafi görmeden, vazifen matbaaları yıkmak, makineleri ısırmak, namuslu vatanperverleri parçalamaktır. Muhtaç olduğun kazma, balta Halk Partisi’nin ambarlarında mevcuttur.”

1994’te verdiği bir mülakatta da Mehmet Nusret (Aziz Nesin), Atatürkçülüğe (Kemalizm’e) kinini kusmaya şöyle devam etmektedir:

“Kemalizm, Atatürkçülük diye zaten bir ideoloji yok, bu uydurma. Kemalizm bir eklektik bir düşüncedir ve pragmatisttir. Ben ‘Atatürkçü değilim!’ diye birkaç kere yazdım çünkü yok, olmayan şeyden nasıl olacağım? Leninizm var, sosyalizm var, faşizm var. Bunlar kendi ilkelerini ortaya koymuşlar ama Atatürkçülük yok. Resmi politika o zaman Atatürkçülüktü ama politika olduğu için gelip geçen şeylerdi.”

Babası ETNİKÇİ DİNCİ iken kendisi ETNİKÇİ SİYONİST olmuştur. Din konusunda zıt düşseler de babasının da kendisinin de ortak noktası Türk düşmanlığıdır. Nesin Vakfı’nda da aynı Fetö’nün yaptığı gibi Türklükten soyundurulmuş ve milli kimlik bakımından ne idüğü belirsiz çocuklar yetiştirilmektedir.

”Hiçbir gerçek Müslüman Atatürk’ü sevmez, seviyorsa ya ahmaktır ya sahtekârdır.” diyen ETNİKÇİ SİYONİST Nesin, bu sözüyle de ETNİKÇİ DİNCİ Kadir Mısıroğlu’na pas vermiştir.

Mehmet Nusret (Aziz Nesin) Ateistik bir Marksist’tir! Türk milletini aşağılar, halka söver. Laiklik kavramını kasıtlı olarak çarpıtıp sekülarizm çizgisine çekmeye çalışır. Tavırları Atatürkçülüğün (Kemalizm’in) Milliyetçilik, Laiklik, Halkçılık ilkelerine TABAN TABANA TERSTİR.

Atatürk’ün tavrı “Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir.” iken ETNİKÇİ Mehmet Nusret’in (Aziz Nesin) tavrı “Türk milleti aptaldır.” biçimindedir. Mankurtlaşmış şaşkınlar ya da tescilli Türk düşmanları Mehmet Nusret’in (Aziz Nesin) bu lafına mal bulmuş mağribi gibi sarılarak Türk milletine olan kinlerini yıllardır kusmaktadırlar. Ortada bir aptal varsa bunlar bu lafı eden ve hiç düşünmeden papağan gibi tekrarlayan ahmaklardır. Ve kendini Atatürkçü (Kemalist) ZANNEDEN bazı şaşkınlar canhıraş biçimde Mehmet Nusret (Aziz Nesin) savunusu yaparlar.

Mehmet Nusret, (Aziz Nesin), Atatürkçülük (Kemalizm) adına savunulacak insanlardan biri asla DEĞİLDİR!

Türk’e, kendi halkını, Türk milletini aşağılama anlayışını yerleştirenler de etnikçilerdir. Bu istikamette gidenler ise etnikçilerce güdüldüklerinin bile farkında olmayan mankurtlardır! Bu şaşkınların, kendi milletine sövüp sayarak hiçbir noktaya varılamayacağını bir an önce kavramalarında büyük yarar vardır.

Millî bir mucize gerçekleştirerek zafere ulaştırdığımız Türk Kurtuluş Savaşı sonrasında Atatürk’ün ifadesiyle “Türk Genel Devrimi” yapılmış; bu zemin üzerine de millî ideolojimiz Atatürkçülük (Kemalizm) harcıyla temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti inşa edilmiştir.

Millî ideolojimiz Atatürkçülük (Kemalizm) dururken “sağdan-soldan” ideoloji ithâl etmeye kalkmak gaflettir, dalalettir!

Kendimize Ulu Önder Atatürk’ten başka kılavuz, pusula, millî şef, başbuğ, yolbaşçı vs… aramak gaflet ve dalaletin de bir adım ötesidir!

Yapacağımız iş, Atatürk’ü sevmekle yetinmeyerek millî ideolojimiz Atatürkçülüğü (Kemalizm’i) iyice öğrenmek ve 1923-1938 arasındaki Atatürk iktidarı dönemi kadar etkin biçimde uygulanmaya devam edilmesini sağlamaktır!

Tek çıkış yolumuz millî ideolojimiz Atatürkçülüğe (Kemalizm’e) sarılmaktır.


H. Cem KANIBİR
ATADER Genel Başkanı
Türkbilimci (Türkolog)


Başlıkta kullanılan fotoğraf: Aziz Nesin’in 1937’de elinde tespih ve takma sakalla tam bir molla görünümünde çektirdiği fotoğraflardır.