Kâzım Özalp’in Atatürk Anıları, Yeni Yazı Yeni Türk Alfabesi Harf Devrimi

Batı ülkelerinde kullanılan Latin alfabesinin okuma ve yazma için Arap alfabesinden çok daha kolay öğrenilir ve kullanılır olduğu biliniyordu. Ayrıca memleketimizde öngörülen batılılaşma hareketlerinin biri de onların kullandıkları alfabeye uymak olacaktı. Mustafa Kemal Paşa bu görüşü çoktan benimsemişti. Bir süre gereken çalışmaları ve hazırlıkları yaptı. Ankara’da kurulan Latin harfleri komisyonunun çalışmalarını izledi. Değişik yerlerde yaptığı konuşmalarda aydınları ve halkı bir ölçüde hazırladı. İstanbul’da 9 Ağustos 1928 günü akşamüstü beni çağırtarak “Gülhane Parkı’na gideceğiz” dedi. Orada bulunanlara bir konuşma yaptı. Bundan sonra Latin harflerini kullanacağımızı açıkladı ve yeni yazının faydalarını anlattı. Bir kara tahta getirterek üzerine yeni harfleri kendisi yazdı. Orada bulunan ve kendisini dikkatle dinleyenler paşanın yeni kararından memnundular, alkışladılar. Zaman kaybetmek istemiyordu; karşı görüşlere meydan bırakmayacaktı. 11 Ağustos’ta Dolmabahçe Sarayı’nda İbrahim Necmi Bey Latin harfleriyle ilk yazı dersini verdi. Bütün memlekette ilkokulların ilk sınıflarında derhal yeni yazının öğretilmesi için emirler verildi, Halk Dersaneleri açıldı. Resmi dairelerde eski yazıdan yeni yazıya geçiş için çalışmalar başladı. Orduda erlere artık yeni yazı öğretiliyordu. Kısa zamanda memlekette okuyup yazma öğrenenler çoğaldı. O günlerde 60 yaşında olan ve hiç okuma yazma bilmeyen kayınvalidem bile, yeni yazılarla okumayı öğrendi. Eski yazıya alışmış olanlar, geçişte biraz güçlük çektiler. Mustafa Kemal Paşa o tarihten sonra hiçbir zaman eski yazı yazmadı arkadaşlarını da buna zorladı. Eski yazı ile yazılmış raporları okumuyor, yeni yazı ile yazılması için geri çeviriyordu. Herkesi kontrol ediyordu. Meclis’e geldiğinde kendi balkonundan konuşmalarını dinlediği mebusların baş hareketlerinden önündeki kağıtlarda eski yazı olup olmadığını anlamaya çalışıyordu. Yeni yazıya intibakta zorluk çeken bazı mebuslar, Mustafa Kemal Paşa’nın kontrolünden çekindiklerinden, eski Türkçeyi kelime kelime sağdan sola doğru yazmaya çalışıyor ve okurken baş hareketlerinden önlerindeki yazının eski Türkçe olduğu belli olmuyordu. Fakat kelimeleri karıştıranlar, okuduklarını şaşıranlar oluyordu. 

Yabancı batı ülkelerinin dillerini bilenler, Latin harflerine daha alışık olduklarından, yeni alfabeye kolaylıkla alıştılar ve hiç zorluk çekmediler.

Kaynak:Atatürk’ten Anılar, Kazım Özalp – Teoman Özalp, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Mart 1998 ISBN: 975-458-042-2