Kâzım Özalp’in Atatürk Anıları: Reşit Galip Olayı

1931 yılı sonbaharında bir gece Dolmabahçe Sarayı’nda Mustafa Kemal Paşa’nın sofrasında, değişik misafirlerle yemek yiyor ve konuşuyorduk. Maarif Vekili Esat Bey de sofradaydı. Yapılan işleri anlatırken, “Kız öğrencilerin kısa etek, kısa çorap ve kısa kollu gömlek giymelerini uygun bulmadığını, daha kapalı giyinmelerini bir tamimle duyuracağını” söylüyordu. Sofrada bulunan Doktor Reşit Galip Bey “Yanlış düşünüyorsunuz beyefendi, bu bir geriliktir, kadınlar artık eski durumda yaşayamazlar, inkılaplardan en mühimi kadınlara verilen haklardır, başka türlü batılılaşmakta olduğumuzu iddia edemeyiz” diye Esat Bey’e karşı çok sert bir konuşma yaptı. Kemal Paşa sofrasında vekilin zor duruma düşmesinden hoşlanmadı, olayı kapatmak istedi, “Bu konuyu uzatmayalım burada kapatalım, kısa çorap giyip giymemek çok önemli değildir, sonra tartışırız” dedi. Reşit Galip “Af buyurunuz paşam, bu inkılap ve zihniyet meselesidir, müsaade buyurursanız fikrimizi söyleyelim” diye ısrar etti. “Hatta daha ileri giderek diyeceğim ki, sizin huzurunuzda bu sofrada inkılâpları zedeleyeceği icraattan bahsedilmesi küstahlıktır, hoş görülemez” dedi. Mustafa Kemal Paşa bu sert konuşma karşısında Reşit Galip’e, “Yorgun görünüyorsunuz, madem konuşmalar da hoşunuza gitmiyor gidip istirahat edebilirsiniz” dedi. Reşit Galip aldırmadı, “Burası milletin sofrasıdır kovulmamalıyım, kendimi iyi hissediyorum, kalkmam” diye cevaplandırdı. Mustafa Kemal Paşa işi uzatmak istemedi “O halde biz kalkalım masayı beyefendiye bırakalım” diyerek kalktı, sofrayı bıraktı ve hemen odasına çekildi. Biz de kalktık ve dağıldık. Reşit Galip, bir süre sofrada yalnız oturduktan sonra, pencere kenarında başka bir koltuğa geçerek sabaha kadar oturmuş. Sabahleyin yaverlerden birine “Ankara’ya trenle döneceğim, istasyona gidiyorum” diyerek sarayı terk etmiş. Kemal Paşa, gece bir süre kendi odasından durumu izlemiş ve sabah olunca Reşit Galip Bey’in nereye gittiğini sormuş. Aldığı bilgilere göre Reşit Galip’in saraydan ayrılırken, cebinde hiç parası olmadığı için Başkatip Tevfik Bey’den 25 lira borç aldığını öğrenmiş. “Cebinde 5 parası yok ama karakterinden hiç taviz vermiyor“ diyerek üzüntüsünü belirtmiş. Ayrıca Tevfik Beye “Cüzdanını aç göreceğim, başka paran yok muydu, insan sadece 25 lira mı verir” diye sitem etmiş. Birkaç ay sonra Doktor Reşit Galip Bey Maarif Vekilliği’ne getirildi ve üniversiteler reformu onun vekilliği süresinde gerçekleştirildi.


Kaynak:Atatürk’ten Anılar, Kazım Özalp – Teoman Özalp, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Mart 1998 ISBN: 975-458-042-2