Kâzım Özalp’in Atatürk Anıları, Mustafa Kemal’in İttihat ve Terakki Cemiyeti ile İlişkileri

Mustafa Kemal’in İttihat ve Terakki Cemiyeti ile İlişkileri

1905 yılında Erkânı Harbiye’yi bitirdikten sonra Selanik’te demiryolu hattını koruma görevi bulunan 36. Alay 1. Tabur 2. Bölüğü’ne tayin olmuştum. Bu görevdeyken İttihadı Terakki Cemiyeti’ne üye oldum. Mustafa Kemal, bir süre için Şam’dan Selanik’e gelmişti. Şam’daki arkadaşlarıyla diktatör idareye karşı yaptıkları çalışmaları anlattı. Selanik’te cemiyet ilgilileriyle konuştu ve Şam’a döndü. Bir süre sonra tekrar Selanik’e geldi ve cemiyetin faaliyetlerine katıldı.

1908 yılında Selanik’te İttihadı Terakki Cemiyeti’nin ilk kongresi toplandı. Mustafa Kemal’le beraber kongreye katıldık. İsmet ve Kâzım Karabekir beyler de kongrede bulunuyorlardı. Politikaya karışmış olan birçok subayın amirlerini dinlemeyerek bir sivil gibi hareket ettikleri, cemiyete güvenerek emir dinlemedikleri ve orduda disiplinin bozulduğu konusu ortaya atıldı. Mustafa Kemal söz alarak uzun bir konuşmadan sonra, askerlikle politikanın kesin olarak ayrılması gerektiğini anlattı ve subayların iki işten birini tercih etmelerini teklif etti. Teklif bir ölçüde destek gördü. Özellikle cemiyette önemli görev almış olan bazı askerler ve bir kısım siviller teklife büyük tepki gösterdiler. Cemiyetin henüz kuvvetlenmediğini, Meşrutiyet’in korunabilmesi için cemiyetin aydın üyeleri olan subayların ayrılmalarının zararlı olacağını ve bu nedenle cemiyetin kapanabileceğini ileri sürdüler. Tartışmalar çok uzadı, sonuçta Mustafa Kemal’in teklifi reddedildi. Subayların cemiyetle ilgileri devam etti. Bazı subaylar, cemiyete karşı görüşte olan diğer bazı cemiyetler tarafından desteklenerek veya zorlanarak oralara üye oldular. Öyle bir an geldi ki Fırka Kumandanı İtilafçı, Alay Kumandanı İttihatçı olarak karşıt görüş ve faaliyette bulunur oldular. Orduda disiplin iyice bozuldu. Böyle bir ordu ile girilen Balkan Harbi bir felaketle sonuçlandı. Vatanın güzel parçası Rumeli’yi kaybettik.

Mustafa Kemal’in o yıllarda kesin olarak üzerinde durduğu ordu ile politikayı karıştırmamak görüşü, kendisini çok haklı çıkarmıştı. Cumhuriyet’in ilanından sonra güçlü Mustafa Kemal, nihayet bu görüşünü geç de olsa uygulatmak imkânını buldu ve Türk Ordusu’nu daima politikanın dışında tutabilmek başarısını gösterdi.

Kâzım Özalp’in Atatürk Anıları, Erken Dağıtılan Görevler

Kâzım Özalp’in Atatürk Anıları, Erken Dağıtılan Görevler