İşte Gurur Duyacağınız Satırlar! Atatürk Devrinde Dış Politika

Meslekten yetişmiş bir yüksek değerli diplomatın, Ankara’da vazife görmüş eski İtalyan elçilerinden Baron Pompeo Aloisi’nin bir kısım hatıraları neşredildi. Bunlar arasında Atatürk’ün dünya çapındaki kudretli şahsiyetini belirten bir hadise de dikkatle kaydedilmiş bulunuyor. Mussolini’nin ‘Küçük dağları ben yarattım’ dediği günlerde, Habeşistan’ı zaptettiği, Orta Avrupa’da naralar attığı günlerde, bizim Atatürk’ümüzün nasıl çalıştığını, Mussolini’ye üstünlüğünü nasıl anlattığını hatıralardan aldığım şu satırlar açıkça gösteriyor: 

Baron Pompeo Aloisi

12 Nisan 1933 – Mussolini dörtlü pakt üzerinde (Almanya, İtalya, İngiltere, Fransa) çok dikkatle duruyor. Küçük Antant (Yugoslavya, Çekoslovakya, Romanya) ise Avrupa’da beşinci bir büyük devlet olmak iddiasındadır. Mussolini bu iddiayı sert bir makale ile karşıladı: ‘Beşinci büyük devlet mi? Ne palavra! Küçük Antant devletleri elele tutuşup yeşil çuha örtülü bir masa üstüne çıkmışlar, büyük devlet olduk sanıyorlar!..’ (Bu makale, Yugoslavları, Çekleri ve Romenleri fena halde sinirlendirdi.. 

Bu sırada Türkiye’nin Roma Büyükelçisi Vasıf Çınar İtalya hariciyesinin umumi kâtibini ziyaret ederek, Mussolini’nin dörtlü pakt teşebbüsü hakkında malümat talep ediyor. Umumi katip bunu rapor edince Mussolini alaylı alaylı gülüyor: 

‘Dünya politikamızı Ankara’dan talimat alarak mı göreceğiz?’

17 Nisan – Saat 11.50’de Tevfik Rüştü Bey beni görmeye geldi. Ankara’nın dörtlü pakta karşı cephe alması doğru olmadığını, hâdisenin Ankara’ya, herhalde yanlış aksetmiş olduğunu söyledim. Bana şu cevabı verdi. 

‘Bizi bir oldu bitti karşısında bıraktığınız için, bize hiçbir malümat vermediğiniz için biz de yalnız kendi imkanlarımızla bu işi incelemeye mecbur olduk.’

21 Nisan – Türk Hükümetinin, Kan’da bulunan Romen Hariciye Nazırı Titulesku’yu telgrafla Ankara’ya davet ettiğini haber aldık. Türk Hükümeti İtalya’nın dörtlü bir pakt teşebbüsüne karşı Küçük Antantı destekleyeceğini ihsas ediyor. Şu halde Türkiye bize karşı cephe almak üzere.. Bütün bunlar, hiç şüphesiz, Gazi’nin Türkiye’yi büyük devletler safında bulundurmak ve Türkiyesiz hiçbir siyasi tasavvura imkan bırakmamak arzusundan doğmaktadır. 

5 Mayıs – Cenevre’deyim. Fransız murahhası Massiğli’ye dedim ki: 

‘Eğer dörtlü paktı yapmazsak silahsızlanma konferansı bir adım dahi ilerı gidemez. Elliüç devletle birlikte bir hedefe ulaşmak kolay mı?.’

6 Mayıs – Beneş’in gelmeyeceği anlaşılıyor, Silahsızlanma Konferansında Tevfik Rüştü ile Titulesku durmadan manevralar çeviriyorlar. Durum güçleşiyor.

Atatürk Cumhuriyetin 10.Yıl törenlerinde, Tevfik Rüştü Aras ile.(29 Ekim 1933)

7 Mayıs – Sabah onbirbuçukta Tevfik Rüştü Bey’i resmen ziyaret ederek Mussolini adına kendisine şu tebliği yaptım:

“Ekselans; bundan sonra İtalya, bütün siyasi teşebbüslerini tam zamanında Türkiye Hükümetinin ittılâına arzedecektir.’ 

Türkiye Hariciye Nâzırı tebliğimden memnun kaldığını söyledi. Bunun üzerine kendisine şu ricada bulundum: 

‘Hükümetimiz, herhangi bir şekil ve surette, Büyük Millet Meclisinde Türkiye ile İtalya arasındaki siyasi münasebetlerin her zamandan daha iyi bir halde bulunduğunu beyan edebilir mi?’

Tevfik Rüştü Bey muvafık cevap verdi. Bunun üzerine ikinci bir arzumuzu bilirdim: 

‘Arnavutluk’taki sefirinize de Kral Zogo’ya Türk İtalyan münasebetlerinin iyi olduğuna dair bilgi vermesini lütfen telgraflar mısınız?…’ 

Bundan maksadımız Arnavutluk Kralı’nın Roma’ya karşı manevralara girişmesini önlemekti. Tevfik Rüştü Bey buna da muvafakat edince derhal Roma’ya hareket ettim.(Saat:12.50) 

Arnavutluk Kralı Ahmet Zogoğlu

Mussolini’nin bu işe ne kadar telaşlı bir surette ehemmiyet verdiğini izaha artık lüzum var mı? 

Niçin Zogu’ya, haber verecek Türk Elçisi? Çünkü Arnavutluk Kralı da Ankara’ya bağlı. 

Bizim Büyük Adam, Ankara’da oturuyor ama Adriyatik politikası avucu içindedir. 

Tevfik Rüştü’nün yanından çıkınca, Aloisi’nin soluğu hava alanında alışı bundan. 

Dörtlü pakt suya düşmüştü. Çünkü Atatürk zamanında kendisinden izin alınmadığı için Mussolini’nin teşebbüsüne müsaade etmemişti ve O’nun devrinde O’nun istemediği şey…

Eh yapılamazdı be!

Kaynak:Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu’ndan aktaran; Kemal Arıburnu, Atatürk’ten Anılar, Sf.340,341,342

Bir Cevap Yazın