Halifelikle İlgili -HAKKATEN YAA- Dedirtecek Bir Bilgi

Size halifelikle ilgili -HAKKATEN YAA- dedirtecek bir bilgi vereyim mi? Ondan önce, tarihte bugün ne oldu? Vahdettin bey, Malaya adlı bir İngiliz zırhlısıyla Valletta’ya kaçmıştı. Kendisine, eşlerine, ayrıca birkaç hizmetlisine korumalık eden 34 İngiliz polis ile beraber.. Vardığında, yemeğine zehir atılmasın diye aşçıları bile değiştirmiş İngilizler.. Öyle de iyi baktılar ona.

1800lü yıllardan sonra gizli gizli Mısır’ı Suriye’yi Mezapotamya’yı, Balkanları kaybetmemize sebep olan ve nihayet 1914’den sonra resmi olarak düşman olup savaştığımız o İngilizlerden yardım talep eden(hem de Harrington’dan), kısaca Müslümanlardan kaçıp Hristiyanlara sığınan bir İslam halifesi olarak tarihe geçti.. İbretliktir tabi.. Kendi halkını kendi kaderine bırakıp, vatan savunması yapanları dinsiz kafir olarak Amerika’ya şikayet edenin başka nasıl bir sonu olabilirdi? Gerçi Vahdettin, padişahlık için yetersiz olduğunu çok defa ifade etmişti.. O kaçınca Abdülmecid halife olarak seçildi..

Eğer Vahdettin kaçmasaydı, halifelik geleneğine göre öldürülmesi şarttı çünkü aynı anda 2 halife yaşıyor olamazdı.. Malum bütün halifeler, halifeliği kanla almıştır.. Abbasi halifesinin öldürülmesiyle aslında halifelik bitmişti fakat Mısır’da Memlükler, sembolik olarak halifeliği yaşatıyorlardı.. Yavuz Selim, işte bu içi boş sembolik halifeliği kanla alarak hem Arapları kendisine düşman etti, hem de İslamiyet’i siyasallaştırdı.. İşte o gün devletin çöküşü de başlamıştı.. Zira Vahdettin, bir İslam halifesi olarak neden sizce bir Müslüman ülkeye kaçmadı? Çünkü derler ki, Sultanın fermanı Bağdat’tan güneye geçmez… Çünkü hiçbir Arap devleti Osmanlı sultanın halifeliğine 400 sene inanmadı ve alınan dini kararlarda ona danışılmadı.. Eğer bir arap şehrine gitmeyi deneseydi, Vahdettin’i asla şehre sokmayacaklardı.. Belki de bu yüzden padişahların hiçbiri, Arap topraklarının sahibi oldukları halde, hac ibadetini yapmadı..

En başta belirttiğim üzere toplum olarak halen daha farketmediğimiz bir şey var, o da şu: Abbasi halifesi Kaim, bütün siyasi yetkilerini Selçuklu Sultanı Tuğrul Beye bırakmıştı ve halife sadece dini işlerle uğraşıyordu.. Bakınız çok dikkatli okuyun bu noktayı, Abbasi Halifesi sadece din işlerine bakardı ve Selçuklular, laik bir yönetim sağladılar, aynı Memlükler gibi.. Osmanlının halifeliği ise, yalnızca siyasidir! İslam’ı getirdikleri noktaya bakın! Evet Osmanlı halifelerinin, dini yetkileri yoktu.. Bütün dini yetkiler, Şeyhülislama verilmişti.. Yani kaldırılmış olan halifeliğin hiçbir dini gücü bulunmuyordu.. En son sözü şeyhülislamlar söylüyordu.. Halifelik kalkınca, hiçbir Arap devletinin halifeliğe sahip çıkmaması, kaldırılmasının ne kadar isabetli olduğunu göstermektedir..

E. Özel

Bir Cevap Yazın