Hainlerin Yalanlarını Çürüten 10 Fotoğraf Karesi

Kimisi başörtüsünü yasakladı, kimisi şapka takmayan görüldüğü yerde asıldı diyor…kimisi diktatördü, kimisi din adamlarını astı diyor.

Aslına bakarsanız kanı bozukların yalanlarına 100 yıl önce çektirdiği fotoğraflarla yine Atatürk kendisi cevap veriyor. İşte Atatürk’ten, hainlerin yalanlarına yüzlerce sayfa cevap yerine geçebilecek 10 fotoğraf karesi.

Hepsine dikkatlice bakalım, sırasıyla okuyalım!

Atatürk Edirne’de bir kadının derdini dinlerken. (25.12.1930)

1-Kadınların başörtü takmasını yasakladı diyorlar…utanmadan sıkılmadan iftira atıyorlar…sağdan soldan duyduklarına koşulsuz inanıyor, ufak çaplı bir araştırma yapmıyorlar…din düşmanıydı derken, ağza alnımayacak küfürler ederek imanlarını kuvvetlendirdiklerini sanıyorlar…oysa 1930 yılında Edirne’li “başörtülü” yaşlı nineyi dinlerken çekilen şu fotoğrafını ah bir görseler…bunun gibi yüzlerce fotoğrafı olduğunu, yalanlarla nasıl zehirlendiklerinin ah bir farkına varsalar…

Atatürk Trabzon seyahati sırasında halkla beraber

2-İlk fotoğraf Edirne’dendi, bu fotoğrafımız ise Trabzon’dan… işte görüyorsunuz! Kadınlarımız örtünmüş, karışan var mı? Çıkarın onları diyen var mı? Yok… Kurtarıcılarını görmenin, O’nunla fotoğraf çektirebilmenin mutluluğuna erişen Trabzon’lu kadınlarımız var…

Atatürk Adana’da meşhur Ulucami’de Cuma namazı sonrası caminin kapısı önünde. (15-17 Mart 1923)

3-Dinsizdi diyorlar. Üstelik İslâm dininin kutsal kitabı Kur’an’da “sizin dininiz size benim dinim de banadır” dediğini bilmeden…sıkıntı yok! Biz kimin hangi dine inandığını sorgulama şirkine düşmüyoruz…Ama madem salyalarını akıtarak yalanlarıyla insanlarımızı zehirliyorlar…öyleyse soralım; Hiç, dinsiz bir insan Cuma namazı kılar mı? Yanlış duymadınız, yanlış da görmüyorsunuz! Evet, fotoğrafta 1923 yılında Adana’da Ulucami’nde Cuma namazı çıkışı Atatürk’ü görüyorsunuz!

 
Atatürk’ün Kayseri’de haksız isteğe verdiği cevap, “Ben kanunsuz bir işi nasıl yaparım.” (18 Kasım 1930)

4-Kanun tanımazdı diyorlar. Diktatördü diyorlar…siz hangi Diktatör’e bu denli yaklaşıp kanunsuz bir istekte bulunan bir köylünün, diktatörden “Ben kanunsuz bir iş nasıl yaparım” cevabı aldığına şahit oldunuz?

Atatürk İstanbul dönüşü Ankara’da karşılanıyor.

5-Şapka takmayanları astı diyorlar…Dikkat! Burası başkent Ankara… Şapka takmayanların şapka takanlara nazaran nasıl ezici çoğunlukta olduğunu görün! Üstelik şapka takmayanı astırdığını söyledikleri Atatürk’ün karşısında!

Atatürk Gazi Orman Çiftliği’nin kuruluş yıldönümünde Yunus Nadi ile ayran içerken. (5 Mayıs 1931)

6-Utanmıyorlar, sıkılmıyorlar…Hafif bir montajla elindeki ayran bardağını rakı bardağına çeviriyorlar. İçkiciydi diyorlar… Bizi ilgilendirir mi? Bize ne, size ne! Zaten kendisi de bunu hiçbir zaman saklamadı ki… o içtiğini kimseden saklamadı ama Türk milletinden gerçek hocalar her daim saklandı. İşte fotoğrafta en solda! Vatansever Rıfat Börekçi hocamız Atatürk’le!

Atatürk Samsun’da çarşaflı bir Türk kadınının dertlerini dinliyor. 1930

7-Çarşafı yasakladı, şapkayı yasakladı; direneni anında astı diyorlar… bir de sorunca, utanmadan yüzleri kızarmadan “Şalcı Bacı’yı astı işte” diyorlar. Biz olmayan Şalcı Bacı’yı bilmeyiz ama ‘Kara çarşafıyla’ yaşlı ninemizin Atatürk’e dertlerini anlatırken çekilen şu fotoğrafını gösterir, hani asılmışlardı, hani yasaktı diye sorar, cevap bekleriz..

Atatürk Florya’da.

8-Diktatördü diyorlar. Siz hiç halkıyla, genciyle yaşlısıyla bu denli yakın, tek bir koruması olmadan rahatça birarada bulunan başka bir diktatör gördünüz mü?

Atatürk Amasya’da Milli Mücadele’nin faziletli müftüsü Abdurrahman Kamil Efendi ile görüşüyor…(22 Aralık 1930)

9-Sarıklı hocalarımızı astı diyorlar… belki yüzlerce kez, binlerce kez söyledik…Sarıklılar değil, Kurtuluş Savaşı’nın karşısında olan, dini istismar ederek halkı isyana teşvik eden devşirme kılıklılar asıldı diye… hem sarıklılar asılsaydı; Amasya’da Milli Mücadele’nin faziletli müftüsü Abdurrahman Kamil Efendi bu denli rahat bir şekilde Atatürk’le konuşabilir, gülüşebilir miydi?

Atatürk Yalova’da.

10-Zenginlik içinde yaşadı, halk açlıkla boğuşurken, o her gece ziyafetler verdi diyorlar… üstelik Yalova’da çekilen şu fotoğrafını görmeden…ufak bir kâsede çorba, bir dilim ekmek, basit bir iskemlede oturan Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Atatürk…