Fotoğraflarla Lozan Antlaşması

Adını, yapıldığı İsviçre’nin Lozan (Lausanne) kentinden alan konferans, 20 Kasım 1922’de başladı. Türkiye’yi İsmet Paşa’nın temsil ettiği Lozan Konferansı, Prof. Dr. Zafer Toprak’a göre “temelleri modern tarihin derinliklerine uzanan, sömürgecilik boyutuyla 19. yüzyılda güçlenen ve bağımlılık ilişkileri üzerine kurulu bir düzenin, ya da emperyalizmin dünya tarihinde ilk sorgulanışı” idi. Lozan, Sevr’le başlayan bir yok ediş planına Anadolu’nun verdiği cevaptı. Osmanlı Devleti, Sevr ile neredeyse haritadan silinmiş, toprakları paylaşılmış, kapitülasyonlar yeniden ihdas edilmiş, ülkenin parasal kaynakları denetim altına alınmış ve askeri gücü sıfırlanmıştı.

Mustafa Kemal Paşa’nın başlattığı Milli Mücadele, işte Sevr’de imzalanan bu idam fermanına yönelik bir başkaldırıydı. Ulusal varlık adına, herhangi bir büyük devletin safında yer almaksızın, Düvel-i Muazzama’ya bir meydan okuyuştu ve ardından gelen Lozan, savaş meydanında elde edilen zaferin uluslararası alanda tescil edilmesiydi.

20 Kasım 1922’de başlayan, 4 Şubat-23 Nisan 1923 tarihleri arasında kesintiye uğradıktan sonra 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Barış Antlaşması, aynı zamanda bağımsız Türkiye’nin de ilanıydı. Türkiye’nin ilk günden itibaren kayıtsız şartsız bağımsızlık talebinde bulunması, görüşmelerin çok çetin geçmesine yol açmıştı. Yaklaşık sekiz aylık büyük bir mücadelenin sonucu olan Lozan’ın önemini, Mustafa Kemal Paşa şöyle açıklıyordu:

“Türk milleti aleyhine, asırlardan beri hazırlanmış ve Sevr Antlaşması’yla ikmal edildiği zannedilmiş büyük bir suikastın yıkılmasını ifade eden bir vesikadır. Osmanlı tarihinde emsali görülmemiş bir siyasi zafer eseridir.”