Teoman Özalp Atatürk’le olan anılarını anlatıyor: Dolmabahçe Sarayı’nda

Dolmabahçe Sarayı’nda

Babamın görevi nedeniyle kış aylarında Ankara’da otururduk. Gazi Paşa kışın Ankara’da bulunur, yaz aylarını Dolmabahçe Sarayı’nda geçirirdi. Sonraları Yalova’da ve daha sonra Florya’da yazın bir kısmını geçirdiği yıllar oldu.

Dolmabahçe Sarayı bilindiği gibi, biri merasim salonu olmak üzere dört binadan oluşur. Saat kulesi yanındaki kapıdan bahçeye girildiğinde, ilk bina Cumhurbaşkanı’nın çalışma yeri olarak kullanılırdı. İkinci yüksek bina merasim salonu olduğundan, Gazi Paşa’nın emriyle önemli toplantılarda kullanılırdı. Üçüncü bina ise onun yatak odasının bulunduğu ikametgah binasıydı.

Bugün Resim ve Heykel Müzesi olarak kullanılan ve “Veliaht Dairesi” ismiyle bilinen dördüncü binayı, babamın yazlık ikametgâh olarak kullanmasını Gazi Paşa uygun görmüştü. Beşiktaş tarafındaki bahçe kapısını kullanarak, yaz aylarını ailece bu binada geçirirdik. Bu binanın yanında, yapısı saray binalarından farklı olan bir büyük bina daha vardır ki orada, muhafız askerleri kalırdı. Gazi Paşa’nın sarayda kaldığı zamanlarda sayısı artan muhafız kıtasının binasında, diğer zamanlarda sadece nöbetçi askerler bulunurdu.

Bizim oturduğumuz binada ikisi küçük altı salon ve çok sayıda oda vardı. Babamın ve annemin kardeşlerinin, zaman zaman misafir olarak bulunmalarına rağmen, iki küçük ve bir büyük salonla üst kattaki deniz cephesindeki odaların ancak bir kısmını kullanabiliyorduk. Bizler, çocuk yaşlarında olduğumuzdan, ne kadar değerli bir hazinenin içersinde yaşamakta olduğumuzu idrak edecek durumda değildik. Bugün, o günleri anımsadığımda, saray içinin muhteşem yapısını bir kenara bırakarak, hangi bahçede oynamak daha iyidir tartışmasını yaptığımızı üzülerek düşünüyorum. Maalesef sarayı değerlendirememişiz diyorum. Ancak, orada oturmanın, bizler için Atatürk’ü daha yakından ve daha sık görmek fırsatını sağlamış olmasından, sonsuz mutluluk duyuyorum.

Veliaht sarayının içersinden ve arka bahçesinden diğer saray binalarına geçme olanağı yoktu. Deniz tarafındaki ön bahçe diğer ön bahçelerden bir duvar, demir kapı ve parmaklıklarla ayrılmştı.

Gazi Paşa’nın sarayda oturmaya geldiği günlerde, bizler için onun tarafındaki bahçelere geçmek, babam tarafından kesin olarak yasaklanmıştı. Hatta onu rahatsız etmemek için babam, ön bahçede bile dolaşmamızı istemezdi. Her insanın yapısında, yasağa karşı bir tepki veya merak vardır. Özellikle çocuklar bu konuda çok hassastırlar. Gizlice ön bahçeye çıkarak, yasağı delmeye ve duvar arkasına saklanarak Gazi Paşa’nın bahçeye çıkmasını görmeye meraklanırdık. Bununla beraber sarayın görkemli bahçesinin tümünden yararlanabilmek için, Gazi Paşa’nın Ankara’ya dönmesini beklediğimizi, şimdi utanarak itiraf etmeliyim.

Atatürk Türk Kuşu gösterilerinde Teoman Özalp ile birlikte.

Saraydaki bütün çocukların, Gazi Paşa’dan çekindikleri kesindi. Bu çekingenliğin arkasında korkudan çok saygı saklıydı. Kız kardeşim Güner’in, karşılaştığımızda, Gazi Paşa’nın soracağı matematik sorularına cevap verememekten çok korktuğunu biliyorduk. Gazi Paşa bahçede dolaşmaya çıktığında, yalancıktan duvar arkasına saklanır, fakat kendimizi göstermeye çalışırdık. O bizi görürse yanımıza gelir ve sorular sorardı. Az da olsa bizleri, kendi bahçesine davet ederdi. 1930 yılına kadar olayları bugün hatırlayamayacak kadar küçük yaştaydım. Ancak daha sonraki yıllarda, sarayın bahçesinde Gazi Paşa ile karşılaşmak ve onun ilgisini çekmek, benim için hiç unutulmayacak olaylar oldu.

Atatürk’ün Özellikleri, Örnek Alınması Gereken Bazı Davranışları

Atatürk’ün Özellikleri, Örnek Alınması Gereken Bazı Davranışları

Bir cevap yazın