Bu Günkü Devlet Adamlarından Birisi İçin “Atatürk gibi” Diyorlar. Acaba Öyle Mi?

Sayın Okurlarım!

Salih Bozok’dan Cemil Salih Bozok’a kalan, ondan da bana kalan Osmanlıca notları tercüme ettirdikçe bazı anıları sizinle paylaşacağım.

Gazi Mustafa Kemâl, Kurtuluş ve Kuruluş Savaşı sırasında İstanbul’un tutumuna ve asker vermemesine kırılmış ve kızmış hatta darılmıştır. 8 sene İstanbul’un semtine dahi uğramaz. Karadeniz seyahati sırasından Marmara Denizi’nden transit geçmesi sırasında dahi.

Atatürk’ün 8 yıl aradan sonra İstanbul’a ilk gelişi. Yanında İbrahim Tali Öngören

Zaferden sonra ilk defa 1 Temmuz 1927’de muhteşem bir merasim ve karşılama ile ilk defa İstanbul’a gelir. Ve mütevazı bir yerde kalmak istediğini de önceden belirtir. Ancak kız kardeşi Atadan’ın hazırlığı nedeni ile bir anlamda Dolmabahçe Sarayı’nda ikame etme zorunda kalır.

Atatürk’ün 8 yıl aradan sonra İstanbul’a ilk gelişi.

Paşa İstanbul’a gelmeden, Kurtuluş Savaşı sırasında büyük yararlılığını gördüğü, savaş sırasında, özellikle silah yardımı konusunda olağan üstü yardımları dokunan bir arkadaşı hakkında kara para kazandığı ve rüşvet aldığı konusunda bir takım duyumlar alır.

Pek inanmaz ve itibar etmez ama İsmet Paşa hükumetinin konu ile ilgilenmesini ve ne denli doğru olduğu hususunda araştırma yapmasını İsmet Paşa’dan ister. Vakta ki bu kişi İsmet Paşa’nın da yakın arkadaşıdır.

Atatürk’ün 8 yıl aradan sonra İstanbul’a ilk gelişi Türk basınında.

Uzunca bir zaman süren çalışmadan sonra şahıs hakkında ki iddiaların doğru olduğu konusunda Gazi’ye rapor verilir. Hatta raporu, İsmet Paşa bizzat Çankaya Köşkü’ne gelerek Gazi Hazretlerine elden takdim eder.

Atatürk’ün 8 yıl aradan sonra İstanbul’a ilk gelişi.

Raporu okuyan Gazi fevkâlde üzülür ve o gece gözüne uyku girmez.

1 Temmuz 1927 günü Gazi Ankara’dan geldiği trenden İzmit’te iner ve Ertuğrul yatı ile İstanbul’a doğru yola çıkar. İzmit’te kendisini karşılayanlar arasında, Gazi’nin özellikle karşılayanlar arasında olmasını istediği bu yakın arkadaşı da vardır.

Atatürk’ün 8 yıl aradan sonra İstanbul’a ilk gelişi.

Yola çıkıldıktan sonra Gazi Hazretleri bu yakın arkadaşını Ertuğrul Yatında yediği öğle yemeğin de masasına davet eder:

Yemek sırasında konuşma şu şekildedir:

– Nasılsınız……………. Bey?

– Sıhhatinize duacıyız Paşa Hazretleri.

– Kurtuluş Savaşı sırasında yaptığınız yardımlar her türlü takdirin üzerindedir.

– Görevimizi yerine getirdik Paşa Hazretleri.

– ………….Bir takım konularda, hakkınızda duyumlar aldım, çok üzüldüm…………..Bey.

– Ne gibi Gazi Hazretleri?

– Sanırım konuyu size açmama gerek yok ama, o konu nedeni ile elde ettiğiniz kazancınızın yarısını devlete bağışlayın.

– Emredersiniz Paşa Hazretleri.

– Geriye kalanın yarısını da, Eğitime bağışlamanızı rica edeceğim.

– Emriniz olur Gazi Hazretleri.

– Yaptığınız işten , normalde ne kazanacak idiyseniz, çocuklarınızın eğitimi ve nafakanız gereği kendinize ayırın.

– Baş üstüne Gazi Hazretleri.

– Geri kalanını da kimlerden aldı iseniz iade ediniz.

-……………………………

Sağ başında ayakta bekleyen Salih Bey’e döner.

– Salih Bey, ………..Beyefendi yattan ayrılmak arzusunu izhar buyurdular. Yat bir ara yavaşlasın. Beyefendinin inmesine yardımcı olun.

10 Kasım 1938 gününe kadar bu Bey defalarca affedilmesi ve Paşa ile bir kere görüşmesi için rica da bulunur ama ricası kabul edilmez.

Eriş Ülger

Not: Bu Bey’in yakınları üzülmesin diye isim vermedim. Ancak Mustafa Kemâl’in çok sevdiği arkadaşlarından ve kendisine misafir de olmuş kimsedir.

Bu anıyı niçin sizlerle paylaştım. Bu günkü devlet adamlarından birisi için “Atatürk gibi” diyorlar da.

Öyle mi? Diye sizlere, siz saygıdeğer okurlarıma sormak istedim

 

 

Bir Cevap Yazın