Atatürk’ün Şoförü Ve Koruma Muhafızı İle Yapılan Bir Röportaj

Atatürk’ün ilk muhafızlarından Tahsin Cinoğlu

Atatürk’ün şoförü ve koruma muhafızı ile yapılan bu röportaj, 10 Kasım 1969’da Günaydın Gazetesi’nde yayımlanmıştır. Koruma muhafızlarından Başçavuş Cinoğlu, hayli ileri yaşına rağmen, röportajın yapıldığı zaman, Milli Savunma Bakanlığı’ndan kendisine tahsis edilecek maaşı ve İstiklâl madalyasını beklemekteydi. Umarız Atatürk için canını ortaya koyan bu yiğide devlet sahip çıkmıştır. Hepsinin ruhu şad olsun…

22 yıllık muhafızı anlatıyor

ATATÜRK: ‘Kimseye kötülük etmedik. Korkumuz olamaz’ derdi

Atatürk’ün 22 yıl aralıksız muhafızlığını yapan eski başçavuşlardan Tahsin Cinoğlu, büyük kurtarıcının vefatının 31. yıl dönümünde kendisiy­le ilgili bir hatırasını şöyle anlatmıştır:

“-Büyük Atatürk’ün 22 yıl özel muhafızlığını yaptım. Onu canımdan çok sevdim. Ve en ufak şüpheli göze, gözleri­mi diktim. Bir gün, İzmir’de birlikte yürürken, kendisine ‘Paşam, biraz daha sağdan yürüseniz’ diye rica ettim. Ba­na,‘Tahsin evladım kendini o kadar üzme, sen de benim gi­bi bu vatanın evlâdı bir Türk çocuğusun. Senin hayatın da benimki kadar kıymetlidir… Biz, halkımıza ve vatanımıza kötülük etmediğimiz için korkmayız. İyiler korkmaz, kötüler korkar’ derdi.”
Atatürk’ün ilk şoförü Mehmet Türker

İlk şoförü anlatıyor

”Sivas Kongresi ATATÜRK için çok önemli bir kongre idi”

Atatürk’ün Samsun’a ayak bastığı tarihten Erzurum ve Sivas kongrelerinin sonuna kadar makam şoförlüğü­nü yapan ve o zaman henüz 18 yaşında olan Mehmet Türker Ata’nın yanında geçirmiş olduğu yıllara ait hatıraları­nı gözleri yaşararak anlattı…

”19 Mayıs 1919’da Büyük Atatürk, Samsun’a Bandırma vapurundan çıktığı zaman onu karşılayanlar arasında ben de vardım. Aziz Atatürk bir hafta Samsun’da istirahat et­tikten sonra beni makam şoförü olarak görevlendirdiler ve 2 dolma bir havalı lastikli otomobille Sivas’a hareket ettik yolları Rum Çeteciler istila etmişti. Atatürk Sivas kongresine çok önem veriyordu, bana; ‘bu kongre mutlaka yapıl malıdır, milletimizin kaderi bu kongreye bağlı’ diyordu.

Binbir güçlüklerle Sivas’a geldik ve kongre yapıldı.”