Atatürk’ün Hayatındaki Tek Ama Tek Lüksü

Güzel İnsanlar!

Sizlerle ilk defa bir görüntüyü paylaşıyorum.

Yıl 1938’in başları İngiltere’ye, Gazi Mustafa Kemâl’in hayatındaki tek ama tek lüksü olan ve hainler ve zalimler tarafından bu gün dahi istismar edilen “Savarona Yatı” İstanbul’a getirilmek için hazırlıklar tamamlanmış yola çıkması beklenmektedir. (Detaya girmiyorum çünkü Salih Bey çok uzun yazmış)

Doktorlar (salak oldukları için) Atatürk’ün hayatının daha çok uzun yıllar devam edeceğinden emin ve bu nedenle sorumsuz ve ciddiyetten uzak tutumlarını devam ettirmektedirler.

Yatın Türkiye’ye, İstanbul’a gelişi nedeni ile Yatta bir resepsiyon organizasyonu düşünülür ve davetiye hazırlığı içine girilir. Bir örnek basılır.

Fakat Yat’ın İstanbul’a gelişini “Çocuklar gibi bekleyen” Atatürk, Yat Dolmabahçe önlerine demirlediği zaman ağır hastadır. Bu nedenle de resepsiyondan vazgeçilir.

Savarona Yatı daha sonraları Heybeli Ada’daki Deniz Harp Okulunun emrine verilir. Pek çok seyahate çıkılır. İstirahate çekilir. Çürümeye başlamasına yakın Sadıkoğlu Ailesi tarafından satın alınır veya kiralanır.

Bir gün Bebek Koyunda demirlemiş olan Kemâl Sadıkoğlu’nun sevgili eşi Vuslat Sadıkoğlu beni aradı ve Savarona Yatın’a davet etti. Fırtınalı bir havada sıkı sıkıya giyinip gittim. Beni Savarona’nın üst kat giriş kapısında karşıladı.

Kibarlığı, zarafeti, bir kraliçeden farksızdı.

Beni fazlasıyla onere eden bir kaç cümleden ve kendisine TBMM tarafından armağan ettiğim kitabımdan sonra:

– Eriş Bey benim de size bir armağanım var dedi ve işte şimdi ilişikte gördüğünüz ve tek bir örnek olarak basılan arkasında “Savarona” yazılı o davetiyenin zarfını armağan etti.

Eriş Ülger

Not: Zarfın arka yüzünü lütfen yakınlaştırarak okuyun. “SAVARONA” yazısını göreceksiniz.