Atatürk’ün ‘Cephede uyuya kalmış diye yutturulan fotoğrafı’ İddiası

Mustafa Armağan, Atatürk’ün Dikmen sırtlarında karlara uzandığı anlar için; ‘Mustafa Kemal’in cephede uyuya kalmış diye yutturulan fotoğrafı’ demiş. Tabi cehalet; Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlığıyla birleşince ortaya böyle rezil bir yorum çıkıvermiş.

İyi de; Mustafa Kemal’in cephede uyuya kaldığını iddia eden kim? Kaldı ki, Mustafa Kemal cephede asla uyumazdı ki! Üstelik, Boğazı dolduran düşman zırhlılarını gördüğü vakit, ünlü ‘Geldikleri gibi giderler’ sözlerini söylediği yaveri Cevat Abbas, bunun en önemli tanığıdır:

Yıldırım Orduları Grubu Komutanı Mustafa Kemal Paşa, yaverleri Salih (BOZOK), Şükrü (TEZER) ve Cevat Abbas (GÜRER) Beyler ile, 1918

”Atatürk muharebe sahalarında katiyen uyumazdı. Siper muharebelerinde de tetik yatmak kaydıyla seyyar karyola elbiseyle uzanır, bir gözü açık, bir gözü kapalı uyurdu. Tabii buna uyumak denirse. Kafkas Cephesi’nde Buğlan Gidiği muharebelerine yetişmek için otuz altı saat hayvan sırtından inmeden yürüyüş yapmış ve iki gün hiç gözünü kırpmamıştır. O acı mütareke günlerinde uykusuzluğu sürekli olan Atatürk, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basışından Lozan Barışı’nın imzasına dek gece uykusu görmedi diyebilirim.”

Şimdi gelelim fotoğraflara: Takvimler 15 Şubat 1921’i gösteriyordur. 2. İnönü Savaşı öncesi, Mustafa Kemal cephe teftişlerini sıklaştırmıştır. Çünkü Yunan ordusu taarruz hazırlıkları içindedir. Mustafa Kemal, Ankara’da hem karargah hem de kaldığı yer olan Direksiyon Binası’ndan, cepheye her gün eski, lastiklerinin içi çuvallarla doldurulan külüstür bir Ford marka arabayla gidip gelmektedir. Hava soğuk, karlı; Dikmen sırtları engebeli, yolları bozuk, çukuru boldur.

XVI. Kolordu Komutanı Tümgeneral Mustafa Kemal’in Bitlis’i ziyaret ederken. (1916)
Kezer Suyu’nda Bitlis Valisi Memduh Bey’le vilayet erkanı Mustafa Kemal’i karşılarken. Sol başta Cevat Abbas Gürer, valinin solunda Şükrü Tezer, onun solunda 23. Alay Komutanı Fuat Bulca bulunmaktadır. Mustafa Kemal’in hemen önünde ise köpeği Alp.

 

 

Bu şartlar altında, üstelik o zamanın Anadolu’sunda her gün kilometrelerce yol gitmek nedir, tasavvur edebiliyor musunuz? Mustafa Kemal’in arabası sık sık bozulur veya her belirli mesafede bir bozulmasın diye dinlendirilir.

Yine öyle bir günde, Mustafa Kemal yanında yaveri Muzaffer Kılıç olduğu halde, arabası tamir edilene kadar Dikmen sırtlarının karlı örtüsüne kendini bırakıverir.

İşte fotoğrafların hikayesi budur!

İddia edildiği gibi; ne cephede uyuma, ne de ‘uyuyormuşum gibi çek’ havası vardır.

 

 

Bir Cevap Yazın