‘Atatürk’ün Bira İkram Ettiği İmam’ın Torunu Anlatıyor

KONU:ATATÜRK’ün Bira İkram Ettiği İmam Videosu


Ben, bahsi geçen o imamın torunuyum. Bunu gerçekten söylüyorum. Bu şoförün yalan yanlış anlatmaya çalıştığı hikayeyi 1986 yılında henüz 15 yaşında iken, Rahmetli Hacı babaannemden şöyle dinlemiş idim:

Selanik ,Sarı şaban doğumlu, HAFIZ(BELGELİ) Hacı RECEP AKSAN Mübadele yıllarında Sinop ilimize göç eder. Burada ilerleyen yıllarda şimdiki adıyla TERSANE CAMİ olarak bilinen cami de imamlık aynı zamanda da Müftü vekilliği yapmaya başlar. Atatürk’ün Sinop ziyareti esnasında şehrin tüm ileri gelenleri ve çevredeki bazı imamlar alkol ürünlerinin de ikram edildiği masaya davet edilir. İMAM FALANMIŞ dediği kişi o sırada Müftülük makamını da temsil etmektedir.(BELGELİ) Vakit namazını kıldırdığı için davete herkesten sonra katılan dedemi Atatürk fark eder ve neden geç kaldığını sorar, dedem de durumu izah eder.

İlerleyen dakikalarda yeme ve içme faslına Atatürk’ün ‘haydi buyurun efendiler!’ emriyle kadehler kaldırılarak geçilir. O sıralarda ‘sözde astırılan imamların’ dedikodularını bilen diğer imamlar korkusundan kadehlerinin içindekinin tadına bakmak zorunda kalır. Sadece bir tek imam içmez o da dedem HACI HAFIZ RECEP AKSAN. Bu durum yine Ata’nın gözünden kaçmaz ve yine dedeme dönerek ikramı niye reddettiğini sorar. Vidyoda şoförün anlattığının tam tersine dedem 8 YAŞINDAN itibaren ezbere okumayı ve anlamını bildiği KURAN-I KERİM’DEN ayetler ile son derece nazik ve ilmi bir şekilde cevap verir. Bu cevap karşısında aynı bilgilere sahip Atatürk, diğer imamlara dönerek, ‘sizler de keşke böyle davranabilme cesaretini ve bilgisini gösterebilseydiniz’ der. Hemşehrisi olan hem de beklediği cevabı veren dedeme de teşekkür ederek bir takım elbise hediye edilmesi emrini verir. Yine namaz vakti gelir ve görevinden ötürü müsaade isteyerek masadan kalktığı sırada dedemle ayak üstü sohbette onu Ankara’ya davet eder. Ancak dedem bir daha Ata’yı göremez. Şoförün bahsettiği gibi dedem işsiz güçsüz biri değildi. O dönemlerde toplumu ATATÜRK’e nefret ayrıştırma planlarının işleyişine katkı sağladığını düşündüğüm anlatımla hazırlanmış bir hikaye.

BİR İŞİN DOĞRUSUNU YAPMAK NE KADAR ÖNEMLİ İSE, HİKAYENİN DOĞRUSUNU DA DİNLEMEK, BİLMEK GELECEKTEKİ DÜŞÜNCE, HAL VE HAREKETLERİMİZİ ETKİLEDİĞİNDEN O KADAR ÖNEMLİDİR.


Ramazan Aksan

Atatürk’ün şoförünün anlattığı o anı: