Atatürk Bir Çocuğu Olsun İster Miydi?

Atatürk Bir Çocuğu Olsun İster Miydi? Atatürk gibi üstün bir insanın toplumumuz nezdinde bir armağanının yaşamakta olmasını ve onun neslini aslına lâyık bir şekilde sürdürmesini kim düşünmez?

Acaba Atatürk, bu konuda ne düşünüyordu?

Bunu bir akşam çocukluk arkadaşlarından Asaf İlbay’a samimiyetle açıklamış, çocuğu olmayışında bir hikmet aramıştır.

Bir balo verilmektedir. Atatürk, her zamanki gibi herkesin gözlerini ayıramadığı insan. Salonun bir köşesinde kendisine ayrılan masanın önüne saygılarını sunmak için gelen ailelerle konuşuyor… Bu arada Asaf İlbay da eşi ve kızı ile geliyor.

Buradan ötesini İlbay’ın ağzından dinleyelim:

Paşa ayağa kalktı, bize yer göstermek lütufunda bulundu. Oturduk. Kızıma baktı ve dönerek, kızım Bedia’nın adını ve yaşını sordu. On altı yaşında olduğunu söyledim. Paşa, bulunanlara hitap ederek:

“Asaf ile bir mahallenin çocuğuyuz. Belki aynı yaştayız da. Demek ben de vaktiyle evlenmiş olsaydım, on altı yaşında çocuğum olacaktı”, buyurdu.

Çok mütehassis idi. Güzel gözlerinin nemliliği fark ediliyordu. Eşim ayağa kalktı:

Paşam, bütün millet sizin çocuklarınızdır, dedi.

“Doğru, işte ben de bununla teselli buluyorum. Evet, milletim sağ olsun.”

Ve bir an sonra ilave etti:

“Belki benim çocuğum olmadığında bir hikmet vardır. Çok sevdiğim bir tayımın ölümünden o kadar müteessir olmuştum ki, günlerce acısını unutamadım, yemek yiyemedim. Ya çocuğumu kaybetmiş olsaydım ne olurdum bilmem…”

Atatürk Manevi Kızına Yasin Suresini Okutuyor Ve Gözleri Nemleniyor

Atatürk Manevi Kızına Yasin Suresini Okutuyor Ve Gözleri Nemleniyor