2. Meşrutiyet’in İlanı Ve Atatürk’ün Siyasal Faaliyetlerine Ara Vermesi

İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne katılan Mustafa Kemal, bu cemiyetin gelişmesi ve güçlenmesi için büyük çaba harcıyordu. O’nun gerek kişiliği ve gerekse inatçı çalışmalarının yarattığı başarı, çevresindekilerin dikkatini çekmiştir. Bu yüzden çevrede büyük bir ilgi ve sevgi görürken, cemiyet ileri gelenlerinin olumsuz davranışları ile karşılaşır. Bunun sonucu olarak da, cemiyet içinde etkin olmayan bir duruma getirilerek, rehberlik ile görevlendirilir. Bu görev, merkez ile taşra teşkilatı arasında ilişki kurmayı gerektiren pasif bir görevdi. 

Bir süre sonra, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin çabaları sonucu ülkede 2. Meşrutiyet ilân edildi (23 Temmuz 1908). Mustafa Kemal, bu inkılap ile yurtta büyük ve köklü bir değişikliğin yapılması gerektiğine inanıyordu. Fakat onun görüşleri ve düşünceleri İttihat ve Terakki Cemiyeti ileri gelenlerinin düşüncelerine uymuyordu. 

Mustafa Kemal, ülke konusundaki görüş ve eleştirilerini sürdürürken, 1908 yılı Eylül ayı içinde İstanbul’dan bir emir alır. Bu emirde, Mustafa Kemal’in, Trablusgarp’ta ortaya çıkan bir karışıklığı önlemesi ve devlet düzenini sağlaması istenir.

Resim:8- Mustafa Kemal 1908’de Trablusgarp’ta

Bu istek, ilk bakışta çok masum ve doğal gibi görünürse de, ülkedeki son gelişmeler değerlendirildiğinde asıl amacın, Mustafa Kemal’in Anavatandan uzaklaştırılması ve onun yaptığı eleştirilerin bu yolla önlenmesinin sağlanması olduğu anlaşılır. Mustafa Kemal, bu gerçeği görmüş ve kendisinin böylece sürgün edilmek istendiğini anlamıştır. Buna rağmen, göreve gidecek, anarşinin kol gezdiği Trablusgarp’ta devlet düzenini yeniden sağlayacaktır.(bk.Resim:8). 

Mustafa Kemal, 1909 yılı başlarında yurda dönerek İttihat ve Terakki’nin Selânik’te yapılan ikinci kongresine katılacaktır. Bu kongreye üye olarak katılan Mustafa Kemal de söz alır ve cemiyetin bir parti durumuna geçmesinin zorunlu olduğunu söyler.

Ne var ki, ordu üyeleri cemiyette bulundukça hem bu zorunluluk gerçekleşmeyecek, hem de ordu, gücünden çok şey kaybedecektir. Mustafa Kemal, ayrıca subayların bir siyasi cemiyete girmelerini önlemek için, yasal kurallar getirilmesini de önerir. Bunlara rağmen, o günün politikacıları bu düşüncenin doğruluğunu göremiyorlardı. Bunun için, Mustafa Kemal kongreden sonra İttihat ve Terakki ile bütün bağlarını kesti ve bir asker olarak kendisini tam olarak görevine adadı. Bu arada Mustafa Kemal, Selânik’te 3. Redif Fırkası (Tümen) Kurmay Başkanlığı’na atanır(13 Ocak 1910). Ayrıca, aynı yıl içinde Fransa’daki Picardie (Pikardi) askerî manevralarına Türk Ordusunu temsilen gitmiştir. 

Bir Cevap Yazın