1930’ların Atatürk Türkiye’sini Özleten 200 Fotoğraf

Bombalar, terör saldırıları, darbeler… tecavüzler, katliamlar, cinayetler ve daha niceleri…2017’ler Türkiye’sinin geldiği getirildiği nokta işte budur dostlar!…gün geçmiyor ki yeni bir terör saldırısı haberiyle uyanmayalım…gün geçmiyor ki çocuk tecavüzcülerinin o tiksinç suratlarını ve onları savunan devşirme kılıklıları görmeyelim…gün geçmiyor ki ekmek parası uğruna birbirini boğazlayanları, çevirdiğimiz tüm gazetelerin her sayfasında, göz gezdirdiğimiz her kanalın haber bültenlerinde görmeyelim…oysa, yüzyıllardır acı ve göz yaşının hâkim olduğu bu coğrafya, yalnızca 15 sene belki altın çağını yaşamıştı…işte, mutluluğun doruğa ulaştığı, liderine tüm halkının aşık olduğu, yedisinden yetmişine herkesin mutlu mesut yaşadığı o 15 altın yıldan, “alın her şey sizin olsun bize o yılları geri verin” dedirten 200 fotoğraf karesi…

Ankara’da gençler dimdik, Atatürk’ün huzurunda geçit töreninde…
Bu fotoğraf 2000’lerin Türkiye’sinden değil! İsmet Paşa Kız Lisesi öğrencileri başlarında bone, üzerlerinde üniforma ve önlükle gayet modern eğitim görüyorlar…
Mimarlık Fakültesi’nde bir ders…şu araç gereçler bugün hangi okulda var?
O yıllarda daktilo… hem de her öğrencinin önünde…
Alman bir yazar bu fotoğrafa şu notu düşmüş; “Yüksek tahsil gençliği yurdun umumi işlerine büyük alaka göstermektedir”
İzci gençlerimiz…
Kahraman Türk askerine sarılan eşi ve kız kardeşi. Gayet şıklar…modern Türk kadınının mutluluğu gözlerinden, sevincinden, gülüşünden adeta görülüyor..
İstanbul’da bir plaj…hem de kızlı erkekli…
Gayet şık bir Türk kadını…biri asalet mi dedi?
Dünya Güzelimiz Keriman Halis…
Ağaç bayramında Antalya’lı çocuklarımız… şimdi Ağaç bayramı mı kaldı? Kaldıysa bu coşku hâlâ var mı?
Bir tören esnasında Türk kadınlarımız…
Türk gençleri hepsi geleceğe uygun adımlarla ilerliyor…onlar Atatürk’ün gençleri…
“Küçük hanımlar, küçük beyler; Sizin hepiniz, geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz.” Atatürk
Vee işte Lider…halkının arasında…çocuklar gençler yaşlılar…herkes mutlu…
Halkının arasında, Florya’da… gençler yine etrafını sarmış, O’na hayran gözlerle bakıyorlar…mutlulukları; paha biçilemez..
Türk kadını Kurtarıcısı’yla…hem vatanı, hem kadının yüzlerce yıllık kara bahtını kurtaran büyük Atatürk… mutlular…
Bana mutluluğun fotoğrafını sorsalar, hiç düşünmeden işte budur derdim. Türk kadını Atatürk’ten imza alıyor, yüzüne dikkat…sevinçten ve tabi ki mutluluktan belki de heyecandan güldüğü nasıl da görülüyor…
Bana mutluluğun fotoğrafını sorsalar, hiç düşünmeden işte budur derdim. Türk kadını Atatürk’ten imza alıyor, yüzüne dikkat…sevinçten ve tabi ki mutluluktan belki de heyecandan güldüğü nasıl da görülüyor…
Afgan Kralı’yla mutlu bir gün… ilk kez bir Kral Ankara’daydı o gün…
Gençlerin büyük bir heyecanla beklediği bayram; Gençlik Ve Spor Bayramı
İzci gençler…daima alınlar dik…Falih Rıfkı Atay anlatıyor:Bir akşam Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya nazı geçenlerden biri:-“Düşünmelisiniz ki, eğer ölürseniz; heykellerinizi paramparça ederler. Yaptıklarınızın hiçbiri ayakta kalmaz. Çok yaşamaya bakmalısınız” dedi.Ben de sofradaydım. Güldü, işte o zaman bize gönlünün sırrını açtı:-“Unutmayınız ki, Mustafa Kemaller yirmi yaşındadır”
“Ulusumuzun siyasal, sosyal hayatında, ulusumuzun düşünce eğitiminde yol göstericimiz bilim ve teknik olacaktır. Gözlerimizi kapayıp tek başımıza yaşadığımızı varsayamayız- Ülkemizi bir çember içine alıp dünya ile ilgisiz yaşamayız- Bilim ve teknik nerede ise oradan alacağız ve herkesin kafasına koyacağız. Bilim ve teknik için kayıt ve şart yoktur. “ Atatürk, 1922
1939 yılında Alman Von Otto Lachs ve Dr. Eduard Schaefer tarafından hazırlanan Kemâl Atatürk albümünden gün yüzüne çıkmamış bir fotoğraf… altına şu not düşülmüş: “Bu sanatkâr kızın becerikli ellerinde dedelerden miras kalmış sanat duygu ve bilgisinin en yüksek ifadesi canlanmaktadır.”
Doğuda bir köyümüzde çiçekler bu bahar erken açmış…
İzci gencimiz…
Bir ressam gencimiz…mutlu, gelecekten umutlu…
Modern Türk kadını…
“İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?” Atatürk
Minikler ve öğretmenleri…dikkat, çocukların güzelliği bir yana; öğretmenlerimizin bakışlarına dikkat… bir zamanlar herkes bambaşka bir şevkle çalışıyordu…çünkü yurtsuzluğun, vatansızlığın eşiğine gelmişlerdi…çalışmalılar Ata’larına lâyık olmalılardı…yoksa Muasır medeniyetlerin üzerine nasıl çıkılabilirdi?
Türk gençleri bir tören sırasında…
Yorum mu? Her şey ortada….
1939’da basılan ve tüm dünyaya gönderilen bir albümden fotoğraf…Çalışkan Türk kızları Atatürk Türkiye’sinin bir nevi aynası idi…
Yıl 2017, Müzik dersi: Flüt çalma. Peki ya o yıllarda? Buyrunuz, doya doya bakınız…
Ben Anadolu Lisesi’nde okumuştum…okulumun Coğrafya dersinde şu gördüğünüz haritayı gördüğümü hatırlamıyorum… hem ne gerek vardı? Öss’de birkaç coğrafya sorusunu yapsan ne olur yapmasan ne olurdu!…işte eğitim 30’lardan bu duruma getirildi!…yazıklar olsun!
Fotoğraf her şeyi özetliyor…yoruma gerek var mı?
Fotoğraf her şeyi özetliyor…yoruma gerek var mı?
Fotoğraf her şeyi özetliyor…yoruma gerek var mı?
Gayet şıklar… Cumhuriyet’in ilk döneminden bir ailemiz…
Fotoğraf her şeyi özetliyor…yoruma gerek var mı?
Parkta bankta oturan iki Türk kadını…
O’nun olmadığı kutlamalarda portresi daima olurdu…çünkü O’nsuz kutlama düşünülemezdi…hem O olmasa kutlanacak ne olurdu?
O’nun olmadığı kutlamalarda portresi daima olurdu…çünkü O’nsuz kutlama düşünülemezdi…hem O olmasa kutlanacak ne olurdu?
Kostümlere dikkat… yüzlerdeki gülücüklere dikkat…ve asıl veridikleri mesaja dikkat:”Cumhuriyet Fazilettir”
Bir Alman yazar bu fotoğrafa şu notu düşmüştür: “Atatürk, kendisine yurdun ve milletin istikbali mevdu olan Türk gençliğinin tahsil ve terbiyesi ile yakından alâkadar oluyor.”
İzmit’lileri izliyor büyük Atatürk…bu İstanbul’a ikinci gelişinden az öncesiydi…o da mutlu, Türk halkından umutluydu…
Pendik. Şu kalabalığa bakın..şu samimiyete bakın…İstanbul’un en güzel günleriydi yaz ayları…çünkü O, her sene yazları oradaydı…
Koruma mı arıyorsunuz? Boşuna aramayın…O’nun korumaya ihtiyacı yoktu… hiçbir zaman da olmadı…
Osmanlı’da Misafir geldiğinde odasından dışarı çıkamayan Türk kadını, Cumhuriyetle beraber her davette Atatürk’ün yanındaydı…mutluydu…
Müzik…bir toplumun ilerleyebilmesi için olmazsa olmazı…O yıllarda bir başkaydı elbette…
Yeşilköy’den bir hatıra…Atatürk’ün İlk kez uçağa bindiği rivayet edilir o gün…
Tarihçiler…öğrenciler ve tam ortalarında en büyük “Bilge”
Genç kızlarımız mutlular…Atatürk gelmiş ziyaretlerine nasıl mutlu olmasınlar?
Kız kardeşi Makbule ve Afet İnan…Atatürk’ümüz Sünnet düğününde…
Halkıyla iç içe olmak…bu O’nun en büyük arzusu tek mutluluk kaynağı idi…
Evet…belki siyah beyaz bir fotoğraf…ancak birbirinden güzel şu miniklerin içinizde uyandırdığı rengarenk duygular kelimelerle ifade edilebilir mi?
Yorulmak yoktu…parola ‘daima ileri’ idi…
Güzel günler, altın yıllardı…Çünkü Atatürk vardı…
Kadınının saçlarına şekil vermesi…üstelik Türkiye’de…bir zamanlar hani şu en modern en yenilikçi padişah 2. Mahmut, hani şu sadrazam seçiminde istişahareye yatan, nüfus sayımında önce erkekleri, sonra büyükbaş hayvanları saydıran padişahın topraklarında…kim inanırdı Türk kadınının bu duruma geleceğine…
“Durmayalım düşeriz” arkadaşlar…
Türk kadınının bir gün pilot olacağı, gökyüzüne ulaşacağı…bunlar Osmanlı’nın son döneminin en komik fıkralarıydı…hayaldi Atatürk Türkiye’sinde gerçek oldu…
Araç gereçlere dikkat… İstanbul’un zengin mühitlerinin modern bir okulu değil burası…Kastamonu’da bir devlet okulu….
O yıllarda her şey güzeldi…Alman VON OTTO’nun hazırladığı, Mustafa Kemal Atatürk albümünden “Ziraat Mektebi’nin kız öğrencisi çiftikte mahsül toplarken…”
Ufaklık Atatürk’ü görmüş durur mu…atlayıvermiş denize, tırmanıvermiş gemiye…
Yıl 2016, Müzik dersi: Boş…O zamanlar doluydu! Üstelik dopdoluydu!
Kadınlar her daim en önde…
Yorumsuz…
Milletvekileri, eşleri ve çocukları…
‘Dedikodu yapma spor yap…’
Halkıyla beraber…
“Türk ordusu milletin özüdür”~”Durmayalım düşeriz”…
“Bir millet ki resim yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki fennin gerektirdiği şeyleri yapmaz; itiraf etmeli ki, o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur.” Atatürk
Çocuklar ‘Babaları’ ile.
Kadınlarımız Taksim’de…
Müjde! Millet mektepleri açıyor…okuma yazma bilmeyen kalmayacak.
Gerçek sevgiyi görmek isteyenler, bu fotoğrafa dikkatlice bakınız… en önde minik bir çocuk adı Ülkü, elinden tutan annesi Vasfiye hanım; her ikisi de sevinç dolu gözlerle gülüyorlar…En solda Şükrü Kaya ve Ali Çetinkaya’yı görüyoruz; onlarda şüphesiz yeryüzündeki en temiz duyguları barındıran en saf varlığın yani bir çocuğun; Ülkü’nünkisi kadar saf duygularla gülümsüyorlar…kısacası, herkes ama herkes hiçbir fotoğraf karesinde göremeyeceğiniz en güzel duygularla kurtarıcılarını karşılamaya gelmişler…evet, birazdan asırların dev lideri, bir zamanlar 1 metresi Türk’ün olmadığı ancak o muazzam elinin değdiği herşeyin ‘Millileştiği’ demiryoluyla geldiği trenden inecek ve gördüğünüz o minik çocuk ‘Atatürk’çüğüm’ diye boynuna atlayacak…
Trabzon’da halkıyla beraber…
TBMM’de bir toplantıda…Kadınlar hak ettikleri yerdeler…
Kendinizi biran fotoğrafın çekildiği yerde hayal edin…geçit törenindesiniz, hemen solunuzda kim mi var? Ankara Palas’ın duvarlarını o şanlı ismiyle süsleyen ‘Gazi’…
İşte milyonların mutluluk kaynağı…Ankara’dan ışığını saçıyordu tüm Türkiye’ye…
Ankaralı gençler gayet şıklar…o yıllarda işçisinden memuruna çiftçisine herkes ama herkeste şıklık söz konusuydu…birbirlerinden ayırt etmek neredeyse imkânsızdı…
İzmir ‘Kurtarıcı’yla…
İstanbul’da Cumhuriyet’in 10. Yılı kutlamaları gece tüm hızıyla devam ediyordu…
Pırıl pırıl gençler… hayatlarının en mesut günündeler…Atatürk gelmiş ziyaretlerine…
Dans…1921’de Ankara’ya ziyarete gelen Amerikalı bir gazeteci oradan Eskişehir’e geçmiş ve sınıflarda Vals oynayan minikleri görünce çok şaşırmıştı…oysa bu Atatürk’ün Türkiye’sinde gayet normaldi…
İbadetleri yerine getiren modern insanlarımız…hani diyolar ya dinsiz idik o yıllarda, “ne oruç 30 değil 29 gündü, ne namaz 5 değil 4 vakitti ne de ezan susmuştu” bilakis ibadetini yapan insanlarımız gayet rahattı. Çünkü ibadeti Allah’a yapıyorlardı…gösterişe paraya mala mülke değil…
O yıllarda tenis…ilginç gelebilir…şimdinin zengin sporu denilen tenisi, o yıllarda her okulun olmazsa olmazı idi…
İlk Kadın milletvekilleri…
İşte Türk mucizesinin mimarı Büyük Türk, Mustafa Kemâl Atatürk…yine halkının arasında…
Pırıl pırıllar…geleceğe emin adımlarla ilerliyorlar…
Cumhuriyet’imizin henüz 10. Yılıydı… 7’sinden 70’ine herkes büyük bir heyecan içindeydi…mutluydu…
Cumhuriyet’imizin henüz 10. Yılıydı… 7’sinden 70’ine herkes büyük bir heyecan içindeydi…mutluydu…
Hollywood’tan bir sahne… değil değil elbette değil…burası İstanbul…Taksicileri bir daha asla böyle göremeyeceğimiz zamanlar…
Çanakkale…Gazi, 13 yıl önce de buradaydı… fakat bu kez Albay değil Cumhurbaşkanıydı…
Kızların o günkü mutluluğunu sanıyorum tahmin bile edemeyiz…
Bir ilkokulda öğretmenler elişi ve resim sergisi açılışında…
İstasyon’dan Ulus’a çıkan yol…Türkiye’nin kalbi Ankara…
Dolmabahçe Sarayı’nda örnek bir Türk ailesi…Kâzım Özalp ve eşi Müveddet Hanım…
Atatürk’ümüz her çıktığı gezide vatandaşları imtihan ederdi… işte köylü bir Türk gencinden aldığı yanıt sonrası çekilen bir fotoğraf…
Tayyare Kongresi’nin vatanseverleri…onlar Atatürk’ten aldıkları azimle durmadan çarşılıyor, geleceğimizi inşa ediyorlardı…
Veli Efendi Hipodromu’nda çekilen şu fotoğrafa bakar mısınız? Kelimeler elbette yetersiz…
Ankara Sıhhıye Meydanı’nda takım elbiseli pırıl pırıl gençler…
Cumhuriyet’in ilk kuşağı bir geçit töreninde…
Bursa’da Cumhuriyet Bayramı…mesajları tüm dünyaya: “Cihan bilsin ki, kayıtsız şartsız istiklâl baş davamızdır” (1929)
“Emanetin emanetimizdir…”
Gençler her türlü spor dalıyla uğraşıyordu bir zamanlar… çünkü başlarında kendilerine gençlik ve spor bayramını hediye eden bir liderleri vardı…
”Ne mutlu milletimize, kendi bağrından bir Mustafa Kemal çıkardı.”29 Ekim 1933, Ankara…Fotoğrafın çekildiği yerin tam üzerinde protokolde bulunan Atatürk’ümüz 10. yıl Nutku’nu okumuş, geçit törenini izliyor…
Yorumsuz…özlüyoruz…mutluyduk bir zamanlar…mutluluğumuzu her şeyimizi çaldılar..yazıklar olsun…
Yorumsuz…
Burası İstanbul değil, Ankara değil, İzmir değil…Erzurum’da sıradan bir devlet okulu…ne şanslı çocuklarmış…
Kızlarımız Atatürk’ü karşılıyor…
Çanakkale’de çekilen tabloluk bir fotoğraf…kelimeler yetmediği asalet…
Yalova’da kendisine sevgi gösterilini izliyor Atatürk…
Gençlerden Cumhurbaşkanlarına asker selamı…
Cumhuriyet döneminin ilk bisiklet yarışı…
Tarihe dikkat…19 Mayıs 1926…yani kendi deyimiyle o gün 45 yaşındaydı…kadınlarımız daima en önde, Atatürk’ün yanında…
İnebolu’da Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla asılan pankartlar…
İnebolu’da Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla asılan pankartlar…
1936 Bostancı…Modern Türk kadınları…
Yaşlısı genci Millet Mektepleri’ne akın ediyordu…
Kimine göre savaş o gün bitmişti…O’na göre asıl savaş henüz yeni başlıyordu…10 Eylül 1922’de, cehaletle savaşına başladığı; Atatürk ihtilâlinin ilk günü çekilen fotoğrafı..
Sporcu gençler…
Ankara’da Cumhuriyet’in 10. Yılı… tüm Türkiye’nin o günkü heyecanını tahmin bile edemezsiniz…Atatürk, güzel sesinden 10. Yıl Nutku’nu o gün okumuştu…
Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından yaptırılan “Çocuk Bahçesi”…rant yoktu bir zamanlar…her şey Türk halkı içindi…
Bugünün çiçekleri…Geleceğin doktorları, avukatları, öğretmenleri…
Gazi, bir güneş gibi parlıyor evlatlarının üzerinde…
Her Türk genci yaşadığı yörenin halk oyunlarını bilmeli, bayramlarda gururla herkese göstermeliydi…
Aydın öğretmenlerimiz…dikkat edin; Kadın öğretmenlerimiz erkek öğretmenlerimize kıyasla daha fazla…
Avrupa değil, Ankara…
TBMM’nin olmazsa olmazları idi Türk kadınlarımız…
Ankara’da memurlar işlerinden eve dönüyor…
Türk kadını Atatürk’üne minnettar olmasın da kime olsun? Huzurunda güzel bir fotoğraf karesi…
Yerli uçak mı yapmış birileri? Oy mu dileniyormuş halktan? Günaydınlar, 90 yıl önce yapmıştı Atatürk Türkiyesi…işte orada…peki ya sizin yaptığınız uçaklar nerede?
Ordulara “İlk hedefiniz Akdeniz’dir” derken, kafasında, kuracağı yeni Türkiye’yi tasarlıyordu…işte meyveleri…
Kelkit 1931…Cumhuriyet’in henüz 8. Yılı…
İşte Atatürk Türkiyesi
Dans eden bir lider…daha önce duydunuz mu gördünüz mü? Buyrun; Beylerbeyi Sarayı’nda Atatürk… dansa kalkıyor…
Okuma yazma seferberliğinden bir fotoğraf…herkes, özellikle kadınlarımız Atatürk’ün ışığıyla aydınlanacak, yarının gençlerini aydınlatacaklardı…
Tüm vatandaşlarının dertlerini birer birer dinleyen Cumhurbaşkanı…
Mutlu yıllar, güzel günler…gülen yüzler…
Kadın öğretmenler, genç kızlar…ve Büyük Atatürk…Turhal, 1930…
Yorum mu? Yok…herşey ortada…
Doğuda bugün kızlar okula gönderilmiyorken, Atatürk zamanında sınıflar kız öğrencilerle dolup taşıyordu…üstelik doğuda…öğretmenlerimize dikkat…hepsi Türk kadını…
Fesi atmak zordu…ama fesin içinde o eskimiş, köhneleşmiş beyinler? Hepsini maziye gömmüştü Atatürk…
Korumaları ile Florya’da Atatürk…yanlış anlamayın, halkı idi O’nun korumaları…
Tahmin edin neresi burası? Konya… yanlış okumadınız…Bugün sarıklı sakallıların kol gezdiği Konya…
İzci çocuklarımız…Atatürk doğa aşığı idi…istiyordu ki tüm Türk çocukları da doğayı sevsin korusun…
Bir zamanlar…
Sanmayın Afgan Kralı’nın eşi Afganistan’da da bu kadar rahat idi…Hayran kalmışlardı Atatürk Türkiye’sine…
Pırıl pırıl gençler…
Yorumsuz…
Uçağımız, birbirinden şık Türk kadınlarımız…
Var olsun Gazi Hazretleri…
İdealist bir vatandaşımız konuşuyor…Durmadan çalışacağız diyor…
Neyzen Tevfik’i de unutmayalım…
Mutluyduk…
Adana…birkaç yıl sonra Atatürk’ü bu heykelin önünde görecektik…
Bu da kim diye soracaksınız… çocuklarımızın din derslerine giren bir hocamız…dinsizdik o yıllarda diyorlar…Yalan vallahi de Yalan billahi de yalan!
İzmir’i izleyen bir Türk kadını…
Savarona Yatı’nın ilk gelişinden güzel bir hatıra…
Ağaç Bayramı’nda çekilen güzel bir fotoğraf…her şey güzeldi her şey…
Henüz Cumhuriyet emekliyor… ama durmak yok….Sporcu gençlerimiz bir spor müsabakasında…
Beypazarı Mal Müdürümüz ve yöresel kıyafetler içinde sevgili eşi.
Sivas’ta Cumhuriyet Bayramı…katılıma dikkat (!) Herkes coşku içinde kutlama yerine yol alıyor…
Medeniyetin kurucusu Türkler, Selçuklu yazar Aksaraylı Kerimeddin Mahmud’a göre “hunhar, yağmayı ganimet bilen, düşmandan kaçan birer korkak sürüsü” idi, Osmanlı tarihçisi Naima’ya göre de “kaba, idraksiz, hilekâr’…İşte arkadaşlar, yalnızca Atatürk Türkiye’sinde biz Türkler “Yüce” idik…buyrun, o günlerden bir fotoğraf…
Diyarbakırlı sporcu gençlerimiz…
Güzeller güzeli bir kızımız…
Güzellerimiz…
Milli bayramlarda Türk bayraklarıyla süslenen bir caddemiz…
Edirne’de 1930 Cumhuriyet Bayramı geçit töreni…pırıl pırıllar…aynı yıl Atatürk tarafından ziyaret edilecekti güzel şehirleri…
Yorumsuz…bayramlar miniklerimizin milli hislerini güçlendiren en kuvvetli etkinliklerdi…Onları da elimizden alıyorlar yavaştan…yazıklar olsun…
Tenisçi gençlerimiz…
Ferman Padişah’ın değil, Aziz Vatan’ın…
Adana’da genç öğretmen adaylarımız Atatürk’ün ışığını tüm Türkiye’ye saçmaya hazırlar…
Miniklerimiz kermesinden güzel bir hatıra…
Doktorlar, hemşireler…
Dünya Güzelimiz Keriman hanım…
Ankara Hatırası…devlet memurlarımız oldukça şık, Atatürk Türkiye’sinin memurları da zaten böyle olmalıydı…
Büyükada 1920’ler…bir zamanlar Türklerin boyunlarını bükerek girdiği bu yerleri artık Türk kadınları güzellikleriyle süslüyordu…
Belki sınıflar küçüktü, sıralara ancak sığıyorduk…ama Türk gençliği öğrenme şevkiyle yanıp tutuşuyordu…
Belki sınıflar küçüktü, sıralara ancak sığıyorduk…ama Türk gençliği öğrenme şevkiyle yanıp tutuşuyordu…
1930’larda bambaşka futbol seyircilerimiz vardı…Şık erkekler ve zarif kadınlar tribünleri doldururken bugünlerdeki rezaletleri anlatmaya bile gerek yok…
1930’larda bambaşka futbol seyircilerimiz vardı…Şık erkekler ve zarif kadınlar tribünleri doldururken bugünlerdeki rezaletleri anlatmaya bile gerek yok…

Milli Uçaklarımıza isim koyarken…
Cumhuriyetimiz henüz emeklerken bir okulumuz…öğretmenimiz saç ve kulak kontrolü yapıyor…
Pırıl pırıl öğrencilerimiz…
Zarif öğretmenimiz tırnak kontrolü yapıyor…
Andımız ardından İstiklâl Marşımız…

Burası Diyarbakır…
Kız Kürek takımı…fevkalâde…

“Ülkümüzde son yoktur…”
Burası Van…
Yetimlerimiz…aslına bakarsanız hepsinin babası Atatürk idi…
Hepsinin babası Atatürk idi…
Okuma bayramından bir kare.

Bayan öğretmenler daima önde…